YAZARLAR

■ Millete gönül rahatlığıyla arz edebilirim, ordumuz, Cumhuriyeti ve kutsal topraklarını güvenle koruma ve savunma kudretindedir

ve hazırdır.

■ Ordumuz hayat ve onur mücadelesinde milletin amaçlarının tek dayanak noktasıdır.

■ Bir ordunun kıymeti zabitan ve kumanda heyetinin kıymeti ile ölçülür.

***

Hep övünür ve onur duyarız:

Asker Ulus’uz.

Şükür, dünyanın en güçlü ve en büyük ordusuna sahibiz!

Ordumuz, her ahval ve şartta kahramandır.

Zora düştüğümüzde bizi aydınlığa, esenliğe kavuşturan, bu kahraman ordudur.

Bu ordu, halkının bağrından doğmuştur, bu ordu Atatürk’ün ordusudur;

■ Dünyanın hiç bir ordusunda Türk Ordusu’ndan daha temiz, daha sağlam bir askere rast gelinmemiştir.
Gençlerimiz vatan görevine düğüne gider gibi gider, şarkılı, türkülü, zeybekli halaylı.

Yeni doğan erkek çocuklarına en fazla “Mehmet” adı verilmesi, somut örneklerinden birini oluşturmaktadır.

Yapılan araştırma, ad koyma rekoru 2.826.306 ile “Mehmet”tedir. Alınan bilgiye göre, 1980- 2009 yılları arasında doğan erkek bebeklere en çok Mehmet adı verildi.

Her Mehmet, Mehmetçiktir ve anadan doğma askerdir. Yapılan bütün anketlerde “en güvenilen kurumlar arasında” açık ara ile ordumuz sürekli birinci gelmektedir.

Bir de olayın bir başka boyutu var;

■ Bin asker toplamak kolaydır da, onlara bir general bulmak zordur.

Eriyle subayıyla Türk Ordusu bir bütündür.

Orduyu siyasete araç etmeyelim, yerli yersiz eleştirmek, düşmanların ve bizi bölmek isteyenlerin ekmeklerine yağ ve ağızlarına da bal çalmaktır.

Su uyur, düşman uyumaz. Türk Ordusu hiç uyumaz; gaflet ve delalet içinde olmaz;

El uzatan elsiz kalsın
Bu topraklar yurdumuzdur.
Dil uzatan dilsiz kalsın
Ordu bizim ordumuzdur.

Tarihe bir bakın hele
Destanları sığmaz dile
Nam saldı yedi düvele
Ordu bizim ordumuzdur.

Zalimleri yere serdi
Mazlumlara kanat gerdi
Gazi oldu, şehit verdi
Ordu bizim ordumuzdur.

Gidin Sakarya’ya sorun
Çanakkale’de bir durun
Yan yana dedeyle torun
Ordu bizim ordumuzdur

■ Ordumuz, Türk birliğinin, Türk kudret ve kabiliyetinin, Türk vatanseverliğinin çelikleşmiş bir ifadesidir.

BİR DAMLA;

Kurtuluş Savaşı kazanılmış, Cumhuriyet

ilan edilmiş ve genç Türkiye Devleti emeklemeye başlamıştı. Cumhuriyet Bayramı’nda bir resepsiyon veriliyor. Bütün sefirler, ataşeler ve ileri gelen yabancılar da davetli. Davet gayet güzel devam ediyor; ama bir husus da Mustafa Kemal’in gözünden kaçmıyor. İngiliz Askerî Ataşesi arada bir Atatürk’e doğru dönüp ters bakıyor. Atatürk, yaverine emir veriyor;

— Git şu adama sor, benden bir şey mi istiyor? Neden ikide bir bana bakıyor da gelip konuşmuyor?
Yaver, İngiliz’in yanına gidip konuşuyor ve sonra dönüp Atatürk’e anlatıyor;

— Paşam, bana sizin Çanakkale’de babasını öldürdüğünüzü söyledi.
Atatürk gülümsüyor;

— Yaver, yine git o adama sor bakalım, babasının Çanakkale’de, İngiltere’den binlerce kilometre ötede, ne işi varmış?

> Yeni Meram >Yazarlar > ATATÜRK'ÜN ORDUSU
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.