YAZARLAR

Atatürk’ün bir sözü vardı

Yediveren bülbül gibi açardı.

Atatürk’ün bir atı vardı

Etilerden beri yaşardı.

Atatürk’ün bir resmi vardı

Buğday tarlası gibi ağardı.

Atatürk’ün bir saati vardı

Durmadı.

***

Yarın Atatürk’ün 76. ölüm yıldönümü.

Atatürk’ü anmak değil anlamak önemlidir.

Ölümünün üzerinden 76 yıl geçmesine karşın, hala onu anlamayan sığ görüşlüler var. İnsan Atatürk ölmüştür ama Atatürk düşüncesi sonsuza değin yaşayacaktır. Bu düşünce yaşam biçimi, yönetsel etkinlik ve çağdaşlıktır. Milliyetçilik kavramıyla başka boyut kazanan bu düşünce ileriyi görmek demektir. Onu, bugün iç ve dış politikada her yerde arıyoruz, Atatürk’ü bir düşünce olarak anlamak ve yaşatmak zorundayız. Doğru ve gerçekçi, muasır olan yol budur.

Atatürk ne demişti;

Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz’dir, ileri!

Bu Ulus, Ordu-Ulustur. Barışta güvercin, savaşta kartaldır. Başımız yükseklerde ve dimdiktir. Teslimiyetçi değiliz, idare-i maslahatçı hiç değiliz. Atatürkçü görüşü benimseyenler gerektiğinde kalemlerini kırabilir ama hiçbir zaman eğmezler. Bu anlayışta “evet efendim” yoktur; onur vardır cesaret vardır, yenilik vardır, atılım vardır dahası mangal gibi yürek vardır. Bu anlayış Misak-i Milli, Anafartalar, Conk Bayırı, Arıburun ruhudur; Çanakkale geçilmez,

1. ve 2. İnönü, Sakarya, Afyon ve İzmir ruhudur. Atatürk’le bütünleşmiştir.

10 Kasımlar, artık “matem” değil, “umut, esenlik ve aydınlık” günleridir. Ne zaman dara ve zora düşsek, elverişsiz koşullar kapımızı çalsa, ruhumuz kararsa, önümüzü görme özürlüsü olsak, Atatürk sözcüğünün sıcaklığıyla dinamikleşir ve rahatlarız;

Onu anlamak, algılamak, uygarlık ve çağdaşlığa giden yolda ilerlemek demektir.

Törensel anmalarla birlikte görüşlerine bağlı kalma, Milliyetçiliğini ilke edinme, salt Atatürk sevgisini dile getirme yeğlenmelidir.

Günümüzde Atatürk’ü “matem” havası içinde değil, artık “Kurtuluşun sembolü” olarak anımsıyor; ona cesaretin, atılımın ve kalkınmanın penceresinden bakıyoruz.

Asker, reformist, yönetici ve düşünür Atatürk’ten alınacak dersler vardır. Şimdiye değin bu bağlamda sıkça irdelendi. Bundan sonra düşünür kimliği öne çıkarılmalıdır;

Dünya ulusları kardeştir. Kardeşlik duygusu dünyanın temeli olmaya yaraşır.

Özgürlük ve bağımsızlık kavramlarına sahip bir halkın karşısında dünyanın en güçlü ordularına sahip devletler ve onların ilişkileri dize getirilir.

Atatürk’ten bir anektot’u aktaralım;

Halktan bir genç, Ata’ya sordu;

– Paşam! İtalyan Gazeteci Kont Sfortza eserinde sizden “diktatör” diye söz etti.

Atatürk hiç düşünmeden konuştu;

– Ben bir diktatörüm!

Meclistekiler şaşırdı, Atatürk izah etti;

-Hayatımı tetkik edenler görürler ki, Mısır firavunları gibi şahsıma mezar yaptırmak için kırbaçlar altında insanları sürmedim. Ben, memlekete tatbik etmek istediğim herhangi bir fikri evvela kongreler toplayarak, onlara danışarak bunları onlardan aldığım salahiyete dayanarak tatbik ettim. İşte Erzurum, Sivas Kongreleri, işte Türkiye Büyük Millet Meclisi bunun en canlı ifadeleridir.

76. ölüm yılında saygıyla anıyor, ruhu şad olsun, diyoruz.

■ Atatürk, dünya liderlerinden biriydi ve

Türkiye’nin, dünyanın en ileri memleketleri arasında hak ettiği yeri almasını sağlamıştır.

■ Istırap çeken dünyada barış ve esenliği yeniden kurmak ve insanlığın yalnız maddi değil, manevi gelişmesini sağlamak isteyenler Atatürk’ün iman verici ve yön göstericiliğinden örnek ve kuvvet alsınlar.

Bir damla:

■ Adalet gücü bağımsız olmayan bir milletin, devlet halinde varlığı kabul olunmaz.

> Yeni Meram >Yazarlar > ATATÜRK’Ü ANLAMAK VE ANMAK
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.