YAZARLAR

Osmanlı Devleti’nin temelleri çökmüş, ömrü tamam olmuştu. Osmanlı memleketleri tamamen parçalanmıştı. Ortada bir avuç Türk’ ün barındığı bir avuç ata yurdu kalmıştı. Son mesele bunun da paylaşılmasını sağlamak için uğraşmaktan ibaretti.

Osmanlı Devleti ve onun bağımsızlığı,

Padişah, Halife, hükümet bunlar; hepsi anlamı kalmamış bir takım manasız sözlerden ibaretti.

Bu vaziyet karşısında bir tek karar vardı. O da milli egemenliğe dayanan, kayıtsız ve şatsız müstakil yeni bir Türk devleti tesis etmek.

İşte, daha İstanbul’ dan çıkmadan evvel düşündüğümüz ve Samsun’da Anadolu topraklarına ayak basar basmaz uygulamaya başladığımız karar, bu karar olmuştur.

Ben 1919 senesi Mayısı içinde Samsun’a çıktığım gün elimde maddi hiçbir kuvvet yoktu.

Yalnız büyük Türk Milleti’nin asaletinden doğan ve benim vicdanımı dolduran yüksek ve manevi bir kuvvet vardı. İşte ben bu ulusal kuvvete, Türk Milleti’ne güvenerek işe başladım.

Ben Türk ufuklarından bir gün mutlaka bir güneş doğacağına, bunun hararet ve kuvvetinin bizi ısıtacağına, bundan bize bir güç çıkacağına o kadar emindim ki, bunu adeta gözlerimle görüyordum.

Aziz ve mübarek vatanımızı kurtarmak için bütün aydınların herkesin hazır olması lazımdır.

İstanbul’ a gitmeyeceğiz.

Anadolu en büyük hazinedir.

Vatanın sinesinde kurtuluş çarelerini beraberce ölünceye kadar aramaya, temin etmeye çalışacağız.

TEK BAŞIMA KALSAM DA!

Birinci TBMM’nin gizli celsesinde söylenenler;

Bazı arkadaşların yoksulluk içinde bu büyük davanın başarılamayacağını zannederek, memleketlerine dönmek arzusunda olduklarını duydum.

Arkadaşlar! Ben sizleri bu milli davaya silah zoruyla davet etmedim. Sizi burada tutmak için de silahım yok! Memleketlerinize dönebilirsiniz. Şunu biliniz ki ben bu Meclis-i Ali de tek başına kalsam da mücadeleye ahdettim. Düşman adım adım Ankara’ ya kadar gelecek olursa, ben bir elime silahımı, bir elime Türk Bayrağı’nı alıp, Elma Dağı’na çıkacağım. Burada tek başıma son kurşunuma kadar düşmanla çarpışacağım. Sonra bu mukaddes bayrağı göğsüme sarıp, şehit olacağım. Bu bayrak sindire sindire kanımı emerken, ben de milletim uğruna hayata veda edeceğim.

Huzurunuzda buna and içerim.

ABD ve NATO’ya teslim olan yüreksizlere ders olsun. Bu savaş işte bu yürekli ve ulusuna güvenen kahramanla kazanıldı.

> Yeni Meram >Yazarlar > ATATÜRK SAMSUN'A ÇIKARKEN NELER DÜŞÜNÜYORDU?
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.