YAZARLAR

Dünya İslam Âleminin dünya nüfusu içindeki varlığının iki milyara yaklaştığı gerçeği ortadadır. Ne var ki; bu iki milyar içinde Türkiye Cumhuriyeti hariç gerideki sözde İslam ülkeleri kültürde, medeniyette, teknolojide, eğitimde, adalette, tarımda, sanayi de geri kalmışlığın girdabında boğulmaktadır.

Aslında, İslam ülkeleri batı uygarlığının 300 yıl gerisinde varlığını sürdürürken, bu mesafe hızlı gelişme ve ilerlemelerle daha da büyük boyutlara varacağı da ortadadır. Sadece bir ülke Türkiye Cumhuriyeti batı ile arasındaki mesafeyi üç yüz yıl geriden yüz yıl geriye çekmiştir ki bu gelişme Yüce Önder Atatürk’ün muasır medeniyete açılan kapıları akıllıca aralayıp, Atatürk İlke ve İnkılapları’nı bu ülkeye hakim kılmasıyla sağlanmıştır.

Şimdi başımızı ellerimiz arasına alıp derin, derin düşündüğümüzde çevremizdeki İslam Ülkelerinin içinde bulunduğu bölünüp parçalanmanın zerresi dahi, koskoca Kurtuluş Savaşı’nın kazanımları içinde yer almamış, Çerkez Ethemi’nden Delibaşına değim eni, konu ayaklanmaları da, basiretle, akılla alt etmeyi bu yüce millet ve Kuvayı Milliye ruhu halletmiş, bu günkü yüce Türkiye Cumhuriyeti insanlık ve İslam tarihi içindeki müstesna yerini almıştır.

Burada bir anımı dile getirmek isterim. 1970’li yıllardı, Rahmetli Ord. Prof. Dr. Sadi Irmak Başbakandı. Ülkemiz bir siyasi kaos içindeydi, Sadi Irmak güven oyu alamamıştı. Alternatif çözüm bulunamıyordu Merhum Irmak memleketi Konya’ya gelmişti. İl genel meclisinde bir konuşma yapma ihtiyacı duyuldu. Güven oyunu buz dolabına koyduk, memlekete hizmete soyunduk. Yeri ve zamanı gelince güven duyulacak bir hükümetimiz olacak demişti.

Açıklamasını yaparken, yakın tarihten bir örnek verdi. Kurtuluş Savaşı öncesinde yakın komşularımız Suriye İran ve Irak’tan heyetler geldi. Atatürk’ümüze Kurtuluş Savaşı planlarınıza lütfen bizi de alınız. Bizler Osmanlı’nın ülkelerimizdeki hakimiyetinden asırlar boyu yararlandık, minnet duygularımızı ebediyen yaşatacağız. Demişlerdi ki, Atatürk sizin içinizde de Mustafa Kemaller olmalıdır. Onları bulup çıkarın bizim programımız çok yüklüdür diye o heyetlere yol gösterip ışık tutmuştu.

İşte bugün en ince hesaplarla olabilecek boyutları ile kurtarılıp kurulan bu yüce Cumhuriyetin bizler sahipleriyiz. Merhum Sadi Irmak bu açıklamayı yaparken ülkemizin sağlam sömel ve temeller üzerindeki varlığının paha biçilmez konumunu dile getirmiş, Ulu Önder Atatürk’ün bir devleti kurarken sıfırdan yarattığı Türk Silahlı Kuvvetleri bugün 89. Kuruluş Yılını kutlamaktadır.

Sınırlarımız yanında ve yakınındaki istikrarsızlık ve düzenli ordudan yoksun Suriye, İran, Irak ve öteki Afrika ülkeleri, Yüce Dinimizin vecibelerini de yayıp yaşatmak yerine bu müstesna ve ilahi dinimizi istismar ede ede, batı ile aralarındaki 300 yıl açığı daha da açıp, batıya yem olma, bölünüp, parçalanıp daha kolay yutulma konumunda kalıp, kurtuluş umutlarını yok etme çabası içindeler.

Keşke onlarında içlerinden bir Atatürk’leri çıkarak onlarda bir Türkiye Cumhuriyeti örneği devlet olabilseler. Keşke bizim içimizdeki Atatürk’ü anlayamayan bedbahtlarda Yüce Önder Atatürk’ümüzü hakkıyla anlayıp çevremizdeki silinip yok olma tehlikesi içindeki devletlerin acı akıbetlerini gerçek yüzü ile görüp tanısalar der. Kahraman Silahlı Kuvvetlerimizin Silahlı Kuvvetler Günü ve Zafer Bayramımızı Yürekten Kutlarız…

Kahraman ordularımızın Atatürk’ün koyduğu ilke ve inkılaplarla ebediyete kadar var olmalarını Yüce Yaratan’dan niyaz ederiz…

> Yeni Meram >Yazarlar > ATATÜRK’Ü OLMAYAN ÜLKELERİN ACI SONLARI !!!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.