YAZARLAR

Gençlerin istekleri; aşk, para, sağlık.

Yaşlıların istekleri; sağlık, para, aşktır.

Erkekler aşka, aşık olarak başlarlar, kadınlara aşık olarak bitirirler; kadınlar da erkeklere aşık olarak başlar, aşka aşık olarak bitirirler.

***

Dün Sevgililer Günü’ydü; sorun ve stresten uzak tüm kapıların umutlara, mutluluğa açık olduğu renkli ve heyecanlı bir gün. Batıda örnekleri giderek çoğalan fantezi içerikli yazı kaleme almak istedik; kapıyı ünlülerin özdeyişleriyle açalım;

■ İlk ve son aşkımız kendimize karşı olandır.

■ Aşk Fransa’da bir komedi, İngiltere’de bir trajedi, İtalya’da bir opera, Almanya’da bir melodramdır.
■ Aşkın gözü kördür.
■ Aşk, yüreklerden gökyüzüne kadar uzanan ateşten bir merdivendir.
■ Aşk yeni kalabilen eski masaldır.
■ Aşkın gelişi, aklın gidişidir.
■ Beni az; ama uzun sev.

■ Aşk, geceyi gün ışığına boğabilir.
■ Aşk, sürekli bir mutluluktur.
■ En tatlı gelen sevinç ve en kötü gelen acı aşktır.

***

Milletvekilleri de insan olduklarına göre elbette aşkı da konuşacaklar. Bunun sıra dışı ve ilginç yönü yoktur. Sıra dışı olmadığından “haber” de değildir.

Bu yaklaşım genelleme çerçevesinde doğrudur. Ancak aşk söyleşilerinde satır aralarına girmiş kimi cümle ve yorumlar yer almışsa bu haberdir. “Aşkın tanımı

var mıdır, ömrü kaç yıldır, evlilik aşkı öldürür mü? Kuliste milletvekilleri sohbet ederken konu aşk ve evliliğe gelir. Sohbet koyulaşınca vekillerin çoğunun sevdalı olduğu anlaşılır; aşkın tanımları yapılır. Sonuçta da vekillerimizin aşk konusunda ne kadar bilgili oldukları ortaya çıkar. Örneğin, 30 yıllık evli olan Anavatan Partisi eski Erzurum Milletvekili İbrahim Özdoğan, aşk evliliği yapmış yapmasına; ama kendi deyimiyle bir süre sonra aşk bitmiş. Evliliği 4 evreye ayıran İbrahim Bey’e göre ilk yıllar aşk dolu geçer, sonraki yıllar sevgiye dönüşür; ardından aynı çatı altında arkadaşlık başlar, evliliğin sonlarında ise eşler birbirlerine komşu olur. İbrahim Bey’e, soruldu;

—Siz hangi aşamadasınız?

Vekilimiz önce güldü, sonra ‘Hanım kızar’ diyerek, ser verip sır vermedi. Lafa karışan CHP Kırşehir Milletvekili Hüseyin Bayındır, takılmadan edemedi;

— İbrahim Bey ve eşi iyi komşularmış.

Hüseyin Bey’e göre aşkın üç evresi var;

Körlük, sağırlık ve uyanış!

Aşk, şiirsiz olur mu hiç?

“Karadutum, çatal karam, çingenem
Nar tanem, nur tanem, bir tanem
Ağaç isem dalımsın salkım saçak
Petek isem balımsın ağulum
Günahımsın, vebalimsin.
Dili mercan, dizi mercan, dişi mercan
Yoluna bir can koyduğum
Gökte ararken yerde bulduğum
Karadutum, çatal karam, çingenem
Daha nem olacaktın bir tanem
Gülen ayvam, ağlayan narımsın
Kadınım, kısrağım, karımsın.”

***

BİR DAMLA:

SEVGİ

Neyimi esirgedim senden

İstedin gençliğimi verdim.

ÜSTÜN SEVGİ

Alacakaranlıkta alıp götürecekler beni

Uyanma.

SEVGİDEN ÖTEAynalara bakma kadınımSeni senden kıskanırım

> Yeni Meram >Yazarlar > AŞKIN ÜÇ EVRESİ
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.