YAZARLAR

Bu gün şu “harpten kaçarak” ülkemize sığınan insanlardan bahsedeceğim. .

Kıymetli okurlarım çoğunuzun bildiği gibi dünyanın hangi ülkesine giderseniz gidin önce vize almak zorundasınız. Çok acil hallerde ise sizi göçmen büroları sadece belirli yerlerde, özel kamplarda geçici ikamete alırlar. Bunun dışında izinli dahi girmeye kalksanız çok çeşitli sorularla karşılaşabilirsiniz. Örnek isterseniz hem davet mektubum hem de yeşil pasaportumla gittiğim ABD’de JFK havaalanına inip, gümrüğe girdim. Özel bir kapıdan alınmama rağmen bavulum ve kendim röntgenden geçtim. Bitişikte gördüğüm manzara ise bir çok kişinin tamamen arandığı, niçin ABD’ye geldiği, ne kadar ve nerede kalacağı bu süre içinde ABD’de geçinecek parası olup olmadığı, varsa üzerindeki miktarı gibi sorular ile karşılaşmak ve doğru yanıtlar vermek zorunda olduklarıydı.

Son zamanlarda daha sık olmak üzere sokaklarımızda Nijeryalısından Libyalısına, Suriyelisinden Iraklısına, Kürt kökenlisinden Arap kökenlisine, İranlısına Afrikalısına kadar her çeşit ırk ve milletten insanı hemen hemen yurdun her tarafında görmeye başladık. Bizden her yerde vatandaşlık numarası istenirken ve her şeyimiz kayıt altında iken, bu kadar çok ve çeşitli insanların bu kadar dağınık yerleşimlerinde takipleri nasıl olur merak etmekteyim. Yine son bir maden ocağı göçüğünde iki Çinlinin ölmesi ile ülkemde Çinlinin de varlığını ve hem de çalışmakta olduğunu öğrenmiş bulunmaktayız. Bunların çalışma izni var mı? Türkiye bu kadar zengin bir ülke mi ki; Çinlisi, Suriyelisi, Iraklısı çalışıyor da kendi işsizlerimize iş bulamıyoruz? Yoksa bizde işsiz mi kalmadı? Dünyanın hiçbir ülkesinde böyle bir durum yok. Adam gelmiş Irak restoranı açıyor, izin kağıdını kim verir? Bunların portör muayeneleri var mı? Şu anda ülkemizin neresinde kaç yabancı var bilen var mı?

Kuyumcu soygunlarından, güpegündüz adam yaralamaktan, kapkaççılık ve tecavüz olaylarına kadar Iraklı-Suriyeli yabancıların olaylara karıştığını görüyoruz. Hatay’da, Antep’te, çeşitli hastanelerde dahi çıkardıkları olaylar malum. Yurdumuzun her köşesine dağılan bu insanlar Allah korusun da yarın şayet bir millet olarak bir cepheye yönelirsek, ya da terör için çok ciddi tedbirler alıp kökünü kazımaya soyunsak; bunların, bu yurdumuza dağılan yabancıların bizleri arkamızdan vurmayacağı ne malum? Belki de polisime, astsubayıma eşinin yanında maskeli olarak arkadan yanaşıp vuranlar bunlardan biriydi. Ya da aralarında canlı bomba olup olmayacaklarını nerden biliyoruz? Yabancılar mutlaka sabit yerlerde ikamet ettirilmeli ve karakollara periyodik imza vermeleri ve yer değişimi yapacaklarsa kayıt altında polis nezaretinde yaptırılmaları uygundur sanırım.

Ülkelerde “dış güvenlik” kadar önemli olan ve belki de bunu sağlamanın ilk adımı “iç güvenlik”tir. Şahsi kanaatim olarak yukarıda arz ettiklerim, ülkesini ve milletini seven, vatan ve milletin bölünmez birliğine inanan bir vatandaş olarak belki de aşırı duyarlılığım da olabilir. Başını ağrıttıklarım varsa özür diler hepinize saygı ve sevgilerimi sunarım.

> Yeni Meram >Yazarlar > Aşırı duyarlılığım (Hipersensibilite)?
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.