YAZARLAR

■ Annenin duası, en çabuk kabul olan dualardandır. Zira o, babadan daha şefkatlidir. Merhametlinin duası boşa gitmez.

***

Yarın anneler günü. Tüm Annelerin ellerinden öpüyorum; elleri öpülesidir.

Atatürk, “· Kadının en büyük vazifesi analıktır.” derken bir de ekleme yapıyordu;

“ Beni de bir ana doğurmadı mı? Türk anaları nice Mustafa Kemal’ler doğurur.”

Beni de, seni de, onu da bir anne doğurdu.

Her anne güzeldir ve özeldir;

■ Annemin elleri sabun gibi kokardı, ama sabunlar hiç annem gibi kokmazdı.

Ünlü bir düşünür diyor ki;

■ Dünyada öğretilen bütün bilgilerin hiçbiri bir ananın bakışının, bir sözcüğünün verdiği şeyi vermeye muktedir değildir.

Tüm Annelerin 23 yaşındaki kızlarına, bile “küçük kızım!” demelerindeki gizem, belki bir umman felsefesidir. İslam bilgelerinden Abdurrahman Cami gerçeği dile getiriyor;

“ Annemi nasıl sevmem ki, beni bir süre karnında, uzun zaman kucağında ölünceye dek de kalbinin şefkat köşesinde taşıdı.”

Bir kişi Hz. Peygamberin huzuruna geldi;
– Yâ Resûlallah! İzin verirseniz sizinle beraber gazaya gelip cihâd etmek istiyorum
– Anan-baban var mı?
– Evet var!
– Onların yanında bulun! Senin cihadın, onlara hizmet etmektir
Annesini sırtına alıp Ka’be-i muazzamayı tavaf eden bir kimse, Hz .Ömer’e dedi ki:
Efendim, annemi, böyle sırtıma alıp, Kâbe’ yi tavaf ettiriyorum Acaba onun hakkını ödemiş olur muyum?
– Annenin hakkının yüzde birini bile ödeyemezsin Ancak iyi muamele eder ve güzel bakarsan, yapacağın en küçük bir hizmete bile çok büyük sevap verilir

***
Bir zamanlar dünyaya gelmeye hazırlanan bir çocuk varmış. Tanrı’ya sormuş;
“Tanrım, yarın dünyaya göndereceğini söylediler. Fakat ben o kadar küçük ve güçsüzüm ki, orada nasıl yaşayacağım?”
“Tüm meleklerin arasında senin için bir tanesini seçtim, O seni bekliyor olacak ve koruyacak. Sana her gün şarkı söyleyecek ve gülümseyecek. Sen onun sevgi sini hissedecek ve mutlu olacaksın.”
“Peki, insanlar bana bir şey söylediklerinde, dillerini bilmeden, söylediklerini nasıl anlayacağım?”
” Sana dünyada duyabileceğin tatlı ve güzel sözcükleri söyleyecek. Konuşmayı, dikkatle ve sevgi ile öğretecek.”
“Seninle konuşmak istersem ne yapacağım?

“Meleğin sana ellerini açarak bana dua etmeyi de öğretecek.”
“Dünyada kötüler olduğunu da duydu m. Beni onlardan kim koruyacak?”
“Meleğin seni kendi yaşamı pahasına da olsa koruyacak.”
“Fakat ben seni bir daha göremeyeceğim için çok üzgünüm.”
“Meleğin sana sürekli benden söz edecek ve ulaşmanın yolunu öğretecek.”
Cennet te sessizlik olur ve dünyanın sesleri cennet e kadar ulaşır. Çocuk gitmek üzere olduğunu anlar ve son bir soru sorar;
“Şimdi gitmek üzere isem, benim Meleğimin adı ne?”
Meleğinin adının önemi yok yavrum. Sen onu, “Anne!” diye çağıracaksın.”

Her bireyin meleği bu melek annedir. Anneler melektir, özdeşi bu ilahi güçten kaynaklanmaktadır. Sağ ya da ölmüş fark etmez, tüm anneler melektir, melek!

■ Hiç unutulmayacak yüz anne yüzüdür.

BİR DAMLA

İyi doğru sözler onda,
Şefkat dolu gözler onda,
Sevgi, ışık var yolunda,
Melek annem, güzel annem.

Anne yüzü ne asil yüz,
Anne gözü ne derin göz,
Anne özü, pırlanta öz,
Melek annem, güzel annem.

> Yeni Meram >Yazarlar > ANNEMİN ELİ SABUN KOKARDI…
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.