YAZARLAR

Olsun be aldırma yaradan vardır

Sanma ki zalimin ettiği kârdır.

Mazlumun âhı, indirir şahı,

Her şeyin de bir vakti vardır.

Mazlum sözcüğü her dönemde sıkça telaffuz edile gelmiştir.

Arapça kökenli olan mazlum sözcüğünün İngilizcesi; Oppressed, aggrieved, underdog

inoffensive.

Genelde kendisine zulmedilmiş, haksızlığa uğramış, ezilmişler “mazlum” sözcüğüyle anılır. Ayrıca sessiz, uysal, boynu bükük olanlar da “mazlum” sözcüğü bağlamında değerlendirilir.

Mazlum tanımlaması içine giren bireyler olduğu gibi, toplum ve çeşitli katmanlarıyla ülkeler de vardır. Örneğin, sömürgeci ülkeler tarafından, her türlü doğal kaynakları, iş gücü ve dahası haysiyeti namusu tüketilen ülkelerin insanlarıdır. Örneğin, İngiltere Amerika Fransa, Almanya, İtalya gibi ülkeler bunun somut örneklerini verdiler.

Emperyalist güçlerce geri kalmışlığa mahkûm edilmişlerdir. Bunlardan kimi ülkelere bir umut olsun diye OECD ülkeleri arasında bazılarına gelişmekte olan ülke statüsü verilir. Bu bağlamda “mazlum” sözcüğü Kurtuluş Savaşımızın içeriyle çağrıştırılmış ve buna koşut gösterilmiştir.
Kurtuluş Savaşımızın en önemli özelliği

Ulusal Dev­let fikrinin hedeflenmesidir.

Başka anlatımla savaşla esaret altında yaşanamayacağı dünyaya ilân ediliyordu. Türk dev­rimi sadece emperyalizme karşı değil, geri kalmışlığa, saltanata karşı da yapılmış bir mücadeleydi. Hatta batılı bazı yazarlar Türk Kurtuluş Savaşı için “Doğu dünyasının kader ve alınyazısını değiştiren hareket” olarak yorumlamışlardır. Türkiye’nin izlediği yol bütün uluslar için örnek oluşturmuştur. Batı dünyasınca bu atılım ortak uygarlık olarak görülmüştür. Atatürk bir sözünde bunu çok güzel özetlemektedir;

“Memleketler muhteliftir, fakat uygarlık birdir. Bir Ulusun gelişimi için de uygarlığa katılması gerektir.”

Devrimi yalnız Türkiye’yi kalkındırmakla kalmadığı, uyuyan bü­tün Doğu milletlerinin silkinmelerine neden olmuş böyle­ce devrim, batılı olmayan topluluklara tutacakları yolu göstermiş ve insanlığın gelişmesine katkı sağla­mıştır.

Olaya daha geniş bir açıdan bakarsak
Kurtuluş Savaşımız uluslara kurtuluş aşkı ve şevki de aşılamıştı. Emperyalizme karşı mücadele yapacak doğu dünyası gönlünde bir ulusal kahraman arıyordu ki bu Mustafa Kemal’den başkası değildi. Çin lideri Çan Koy Şek, gerçeği görmüştü;

“Ata­türk’ün mücadelesi sadece Türkiye için değil, dün­yanın tüm özgür Ulusları için esin kaynağı olmayı sürdürecektir.” devam edecektir.”
Hindistan’ın kurucusu Nehru’nun ise: “Biz, o tarihlerde O’nun bağımsızlık hareketiyle son derece meşgul­dük” derken, Kuzey Afrika, Hindistan, Pakistan gibi devletlerin ba­ğımsızlıklarını kazanmasında Türkiye, model bir rol oynamıştır. Nitekim Tunus Başkanı Burgiba, konuyu Atatürk’e bağlayıp görüşünü özetlemiştir;

O asır­lar içinde nadir gelebilecek bir devlet adamıdır!”

Atatürk’ün esaret altında yaşayan Uluslar üzerin­deki ilk etkisi, kuşkusuz işgalcilere karşı kazandığı zafer oluşturmuştur. Bu da onları kamçılamış, II. Dünya Savaşı sonrası mazlum Uluslar birer ikişer bağımsızlıklarını ka­zanmışlardır.

Suriye, Irak, Mısır, Tunus, yemen ve öteki Arap ülkelerindeki başkaldırıların kökeninde egemen güçlerin çıkarları yatmaktadır. Batılı oyuncular mazlum ülkeleri top gibi oynarken

onlarca kişi hunharca öldürülmektedir.

BİR DAMLA:

Allah dilediğini rahmetine sokar. Zalimlere ise, acıklı bir azap hazırlamıştır.

■ Zalimin zulmü karanlık kuyudur.

> Yeni Meram >Yazarlar > “ALMA MAZLUMUN AHINI, ÇIKAR AHESTE AHESTE!”
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.