YAZARLAR

ALIŞMADIK ALIŞMAYACAĞIZ ALIŞTIRMAYACAĞIZ… - AYŞE HİLAL SAVRAN - YENİ MERAM GAZETESİ

Ne güzel ifade etmiş Niyazi Yıldırım;

Önkuzu hey! … Önkuzu! … Önde gider Önkuzu…

Anası ‘Dursun’ demiş…Durmaz… gider Önkuzu.

Kuzu yürür… kuzu yürür… Önde Önkuzu yürür…

Kuzular meledikçe,Gönlüme sızı yürür! …

Önkuzu hey! … Önkuzu! …Önde gider Önkuzu…

Bu bayrak düşmez yere, Ölmedikçe son kuzu! …

Dursun adı… Dursun adı… O gitti, dursun adı.

Dillerde türkü olsun, Yürekte vursun adı! …

Kuzular koç olacak, Toy, düğün, göç… olacak

Bu yıl ki kuzuların, Adları ‘öç’ olacak! !

 

Bu duygularla uyandık 4 Ekim sabahına… 8 tane ana kuzusu. Haince duygularla patlatılan, yollara döşenen patlayıcılar. Her yerde dile getirilen serzenişler. Kimi insani duygularla vatan millet adına, kimi ise popülist siyasetin getirisi, aman o paylaşmış bende paylaşayım edasında. O paylaşımların arkasına bakıldığında ortaya çıkan tablo ise eğleniyorum, hayat devam ediyor kafasında.

Ne denir ki bu duruma? Sosyolojik ve psikolojik tramva mı? Tartışmaya oldukça açık. Bizi biz yapan değerlerin adı değil midir alışmamak, alıştırmamak. Üzülerek söylüyorum ama artık bu bizim kaçınılmaz gerçeğimiz oldu. Her şeyi kendi elleri ile yapan bizler bunu da bir eksene oturttuk. Pek tabi eksen kaymaları da bu eza verici sonuçları uyandırmaktadır.

Yas dediğin 5 saniyelik haberlerle ya da 3, 5 günlük profil kahramanlıklarıyla olacak şey değildir. Bizler dünü unuttukça birileri hep bize acımasız olacak, en çok ta bizden olanlarla acıtacaklar canımızı. İşte bundandır ki basın yayında en çok karşılaşılan tutum ve davranışlara bakıldığında, göze çarpan en büyük acı, verilen sözlerin yerine getirilmemesidir. Bir parmak bal çalmaktan öteye gitmez bu acınası durum.

*

Konuşulanlara bakıldığında hep birlikte öç alınacak, şehidimizin kanı yerde kalmayacak. Evet istenilen açıklamada hep bu yönde tezahür eder. Burada bizleri ikircikli düşündüren durum; bu acı veren, yüreklerimizi dağlayan haberlerimizin hemen ertesinde unutulup gitmesidir. Aynı tutumlar bu sefer bir dahakine canımız yandığında önümüze yeniden getirilmektedir. Bu ihmal karlıktan başka ne getirir? Üstelik bugünlerde terörle mücadele hususunda epey yol kat etmişken nerden çıkar bu ihmal karlık? Bununla da kalmaz ülkemizi bu denli belaya gark edenlerin bu patlayıcıları ya da onun ikamesi olan düzenbaz oyunların kimler tarafından finanse edildiği de önem atfeder. Ülke içinde bu denli rahatlıkla hareket etmeleri de terörle mücadelede nerede yanlış yapıyoruz da bunlar birilerine olanak sağlıyor dedirtmelidir. Batman acısı da bu duruma en net örnektir.

*

Olay yerinden gelen görüntülere bakıldıkça ya da yakın muhitteki kişiliklerinde bu olaya olan tutumu aslında her şeyin en kısa özeti. Bölgesel işbirlikçilerin kim olduğu gayet ortada değil mi? Fetöye karşı devletimizin her kurum ve kuruluşunda verdiğimiz bu amansızca mücadeleyi PKK denen hain örgüte de neden endekslemiyoruz ki? Sonuçta iki oluşumda içerden ve dışardan oluşturulmuş düşmanlığın yüz karasıdır. PKK ve uzantılarının devlet içerisinde kadrolaşması da bu olay ile gün yüzüne bir kez daha çıktı. Patlama ardından ortada oluşan o koca çukur taşları yerine oturttu. Preslenmiş yol altında patlayıcı olması bu düşüncelere sizi de sevk etmelidir. Buna zafiyet demekten başka bir şey gelmiyor aklıma. Çünkü sanmayın ki bununla biter. Her sessizlik olduğunda biz bu ezayı yaşıyoruz. Dağlarda Türkiye Cumhuriyeti adına her gün gerekeni yapan kahraman askerlerimizi orada indiremeyen PKK denen illet bu tuzaklarla amacına ulaşmak istiyor. Olaylar silsilesini de gözünüzden kaçırmayın. Dönem aralıklarla bu acımasız patlamaları yaşıyoruz bizler. Aynı düzenek daha önce Şehit Bedirhan Karakaya ve Annesi Nurcan Karakaya’da da patlak verdi. Uzaktan kumanda meselesi diyorum. Şimdi hedef neresi daha kaç kere bu üzüntüye maruz kalacağız? Çıkmaz sokak dediğim yer işte burası. Atlanmamalı terörle mücadele derken bu detayı kaçırmamalıyız.

Suriye’de ABD’nin PKK ve uzantılarına yaptığı destek belli ki bunlar Türkiye sınırlarına tırlarla rahat bir şekilde sızdırılıyor. Buradaki sorunsaldır aslında terörle mücadeleye balta vuran. Oturulup tartışılmalı, en kısa sürede buna cevap üretilmelidir. Bunların Türkiye uzantısı finansörler ve devletimizde memuriyet kimliği ile buna olanak sağlayan kimler varsa görevlerinden azledilmeli en ağır cezalara çarptırılmalıdır. Şayet ki buna çözüm üretilmezse canımız daha çok yanacak ocaklarımız birer, ikişer üçer sönecektir. Bu oluşumlara yeniden sebebiyet vermemek adına şimdi daha çok oyunları bozmaya…

> Yeni Meram >Yazarlar > ALIŞMADIK ALIŞMAYACAĞIZ ALIŞTIRMAYACAĞIZ…
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.