YAZARLAR

Haftaların gündemi, Mavi Vatan Doğu Akdeniz. Yine aynı senaryo: Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de ne işi var, evinde otursun, Covid-19 ile mücadele etsin. Virüsle mücadelesine bir şey diyen var mı? Hatta, gelişmiş ülkelere arada bir tıbbi yardım uçaklarını da göndersin. Kabul ederiz, hatta teşekkür de ederiz.

Yine eski senaryo dedik ya, Suriye’nin kara sularında Doğu Akdeniz’de 22 farklı ülkenin savaş gemileri konuşlanmış. Onlara bir şey diyen yok. Irak ve Suriye ile 1571 km sınırı olan Türkiye’nin Suriye’de ne işi var? Hatta Irak’ta ne işi var? Nükleer silah var diye çamur attığınız Irak’ı bu hale getiren sizsiniz. Kimyasal silah çıktı mı? Çıkmadı. Ancak iştahınızı kabartan petrol çıkıyor. Petrolün size arzını sağlayan terör örgütleri kendi aralarında kavga etse de, sizin petrolünüz geliyor.

Görünürde süper gücün bir tanesi Irak petrollerinden nemalanırken bir diğeri Suriye’yi, bir diğeri Libya’daki petrolleri iç etme peşindeler. Suriye ve Irak’tan yapılan her müdahalede Türkiye etkileniyor. Şehitler verdik, hala da veriyoruz. Sizin haksız iştahınız yüzünden, bu memleketin şehitlerinin kanı akıyor. Suriye’de işimiz var, Irak’ta işimiz var. Ve bundan sonra da olacak, olmaya devam edecek.

Sen 10-12 bin kilometrelerden gelip devletlerin kurulu düzenlerine, çarkına çomak sokuyorsan, biz oralarda senin pisliklerinle mücadele vereceğiz. Sahi, sömürgeci devletler dönsün kendi yerlerine, Türkiye de kendi topraklarına döner. Kaldı ki, Türkiye her fırsatta mevcut devletlerin kıta sahanlıklarına saygı duyduğunu iletti.

Hakikaten mantıksız söylemler insanları ya da devletleri gülünç duruma düşürüyor. Üç tarafı denizlerle -ki büyük denizlerle- çevrili bir uygarlıklar ülkesi var. Karadeniz, Ege Denizi ve Akdeniz. Ne işimiz varmış Akdeniz’de! Tarihi iyice irdelerseniz tabi Fas- Cezayir, Libya, Tunus, Mısır vb. ülkelerle kimin daha çok işinin olduğu daha iyi anlarsınız.

Güçlü devlet, daralan milletlere yardım eder, onun için Libya’dayız. Güçlü devlet, güçlünün değil, haklının yanında olur, onun için bu coğrafyalardayız.

Türkiye, güçlü devletler kategorisine girince bazıları rahatsız oldu. İHA, SİHA, savaş gemisi, tank, top, obüs, füze, helikopter ve diğer teknik ve askeri malzemeler komşuları korkuturken uzak komşuları da endişelendirdi. Ama şunu bilin, biliyorsunuz da zaten… Kendi ülkenizde iktidar olmanız ya da iktidarda kalmanızı yine Türkiye sağlıyor. Hollanda örneği var.

Türkiye’nin kalkınmasını isteyen, çıkarcı ve sömürgeci güçlere teşekkür etmek lazım. Niçin mi? Kötü komşu insanı mal sahibi yapıyor. Türkiye’nin elindeki silah ve ekipmanı bizden iyi biliyorlardır.

Yunanistan’ı yazmaya bile değer bulmuyorum ancak şunu söylemeliyiz. Kurtuluş Savaşı’nda İzmir’e çekilirken Anadolu köylerinde yaptığınız “mezalimi” bu ülke unutmadı, unutmaz, unutmayacak. Taşıma su ile değirmen dönmez. Yunanistan, kendi gücüne güvenmeli. Fransa gibi, satılmış bazı Arap ülkeleri gibi devletlerin taşıma suyu, ne kadar iş görür?

Yine söylemeyeyim dedim, etin ne budun ne! 1974 Kıbrıs Barış Harekatı’ndan bu tarafa çok değişti, akılsız komşum! Bugün Türkiye Cumhuriyeti Devleti istesin, sınıra yakın adacıkları İHA ve SİHA’larla sana gölgelik yapar. Güneşten korunmak için şemsiye açmana gerek bile kalmaz.

Kıbrıs’ta, Suriye’de, Irak’ta, Musul’da, Libya’da, Karadeniz’de niçin varsak, bugün de Doğu Karadeniz’in sularında hem de Doğu Akdeniz’in mavi sularında varız. Akdeniz’in mavi sularına bundan böyle biraz da turkuaz rengi karışacak. İsteseniz de istemeseniz de karışacak.

Saygılar sunuyorum.

> Yeni Meram >Yazarlar > Akdeniz’in Mavisi
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.