YAZARLAR

■ Ayinesi sandık sonucudur demokrasinin propagandaya bakılmaz.

***

Aday adayı furyasına bir öyküyle girelim;

Geçmiş seçimlerde kimi bölgelere, başka bölgelerden milletvekillerini “parti müfettişleri” diye gönderirlerdi.
Demokrat Partili Karadenizli bir milletvekili Malatya’ya gönderilmiş, Malatya İsmet Paşa’nın kalesi, yıkmak olanaklı değil;
Bir süre sonra, milletvekilini Ankara’dan aramışlar. Arayan Başbakan ve Genel Başkan Adnan Menderestir, sormuş;
– Söyle bakalım Abdürrahim, orada işler nasıl?

Parti Müfettişi yanıt vermiş;
– Fevkalade beyefendi, tulum çıkarırız!
Menderes gülmüş;
– İyi, iyi, o halde seni oradan aday gösterelim!

Her halde Sayın Milletvekili mosmor olmuştur.

***

Seçime katılacak bütün siyasal partileri dikkate alarak bir toplama yaparsak sayıları on bini bulmaktadır.

Sadece aday adaylarının sayısı idari yapılanmamızda köyü aşmış, beldeyi hak etmiş, çoğu İlçelerinin nüfusuna bile ulaşmıştır. Bir aile olarak düşünür, eş ve çocukları da temel alarak bir çarpım yaparsak, aday adaylarının ailecek sayısı 40’bindir, başka bir yaklaşımla bir İlk kadardır. Bütün aday adaylarını ailecek bir araya getirme olanağı bulunsa, Ülkemizin 82. İli “Aday Adayları İli “olur. Aday adayları ili de Milletvekili çıkarma hakkına sahip olur.

İşin gülmece yönünü burada noktalayıp hizaya gelirsek;

Onlar, şimdi sadece aday adayıdır.

Bunlardan 550’i aday olacak, geri kalanlar listeye bile giremeyecek.

Katılımcı ve çoğulcu demokrasilerde “Seçme ve seçilme “ kriterlerine uygun bütün vatandaşlarımız aday adayı olabilir.

Aday adaylığının amacı listeye girmek, seçilmek ve Milletvekili olmaktır. Ancak, bugünkü durumda seçileceklerin sayısı 550 ile sınırlıdır; milletvekilliğinde “yedekleme” diye bir uygulamada yoktur.

Hangi aday aday ile konuşsam listeye gireceğini bildiriyor ve ardından nedenlerini sıralıyor. Dahası her aday adayı “ on bin” milletvekili olacağını öne sürüyor. Ne deriz;

Umut, fakirin ekmeği, ye memet ye!

■ İster kazan ister kaybet seçimlerden sonra alışverişe gidiyoruz.

Bir de olayın gerçek yüzüne bakalım;

Aday adaylarının büyük çoğunluğunun amacı “milletvekili seçilmek” değil, politikayı basamak yaparak, bürokraside, ticarette, Üniversitede daha yükseğe çıkmak ya da olduğu konumu muhafaza edebilmek.

İktidar ve iktidara aday partilerdeki aday adayı furyasının temelinde yatan gerçek budur. Amaç, üzüm yemek değil, bağcıyı dövmektir. Gerisi laf-ı güzâftır;

■ Oy vermek bir şeyleri değiştirecek olsa çoktan yasaklanmış olurdu.

Bir de seçim sath-ı mali vardır. Yaylalar, köyler, beldeler, ilçeler, iller gezilir, nutuklar çekilir, broşürler, armağanlar dağıtılır, vaad yağmuru giderek hızlanır. Kazanan da olur, kazanamayan da. Siyasetin doğası böyle;

■ Seçimi kazanan milletvekilleri, kendilerini seçen halkın zekâsını överler, seçilemeyince de seçmenleri nankörlükle suçlarlar.

■ Seçim, kurşundan güçlüdür.

BİR DAMLA:

TAM TERSİ

Bir toplantıda ünlü bir politikacı ünlü bir ressama sordu;

-Boş zamanlarınız da resim yaptığınız doğru mu?

Ressam nazik bir biçimde yanıt verdi;

-Yanlış efendim, tam tersi. Boş zamanlarımda politika yaparım.

> Yeni Meram >Yazarlar > ADAY ADAYI FURYASI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.