YAZARLAR

İşçiye, alnının teri kurumadan hakkını veriniz.

***

Bundan dört bin yıl önce Hitit Kralı yargıçlara önemli bir çağrıda bulunuyordu;
“…Bey için iltimas yapmasın, erkek kardeşine, kız kardeşine, arkadaşına iltimas yapmasın. Hiç kimseden rüşvet almasın. Haklı bir davayı kaybettirmesin, haksız bir davayı da kazandırmasın. Doğru ne ise onu yapın…”

Siyaset dünyamızın dürüstlük abidesi aziz dostum merhum Bülent Ecevit’in “Adalet” üzerine yıllarca önce kaleme aldığı yazısını bir kez daha okuyalım;

“İnsanlar bir ölçüye kadar özgürlük kısıntılarına, baskıya zulme katlanabilirler; ama haksızlığa, adaletsizliğe katlanamazlar. En zayıf, en ürkek insan bile haksızlık, adaletsizlik karşısında tepki duyar ve tepkisini hiç beklenmedik biçimde ve ölçüde açığa vurabilir.
Toplumda huzur sağlamanın, insan ilişkilerini de yurttaş – devlet ilişkisini de sağlıklı ve düzgün yürütebilmenin başta gelen koşulu adalettir.
Adaletin dayanağı ise, yargı erkinin, yargı organlarının bağımsızlığıdır. Yargı organları yeterince bağımsız değilse, yargıçlar yeterince güvenceden yoksunsa, mahkemelerin vereceği en adaletli kararlar bile inandırıcı olamaz; halk, adalet inancını, devlete güvenini yitirir.
Adalete inanç ve devlete güven sarsıldıkça da, hakkına razı olmayanlar artar, yargı organları dışında hak arama eğilimleri yaygınlaşır, toplumsal ilişkiler zedelenir ve en kötü anlamıyla anarşi ortaya çıkar. O durumda, anarşiyi önlemenin, koyu baskı rejimi kurmaktan başka çaresi görülemez ve demokratik hukuk devletinin yolu tıkanır.
Onun için, yargı erkinin bağımsızlığı, adaletin dayanağı olduğu kadar, aynı zamanda demokrasinin de gereğidir.
Eğer Türkiye ’de gerçek demokrasi amaçlanıyorsa, yargı erkinin bağımsızlığını ve yargıç güvencesini zedelemekten kaçınılmalıdır.”

Halkın Karaoğlan’ı merhum Ecevit’in

görüş ve öngörüleri Hukuk fakültelerinde ders olarak okutulacak önemdedir. Her Türk aydınının merhum Ecevit’in öngörü ve görüşlerini onaylayacakları kanısındayım.

Seçim sürecine giderek yaklaştığımız

şu günlerde tartışma konumuz;

Yargı ve yargıç bağımsızlığıdır!

Gerçek demokrasiyi amaçlıyorsak, yargı erkinin bağımsızlığını ve yargıç güvencesini zedelemekten kaçınmalıyız;

Her sabah kalktığım zaman kendi kendime şöyle söz veririm;

“Dünya üzerinde vicdanımdan başka kimseden korkmayacağım. Kimsenin haksızlığına boyun eğmeyeceğim.
Adaletsizliği adaletle yıkacağım ve mukavemet etmekte ısrar ederse onu, bütün mevcudiyetimle karşılayacağım.


Tarihte, bağımsız yargıdan daha fazla vatansever olduğunu ve iyi düşündüğünü sanan kimi siyasal aktörlere sık rastlanmıştır. Ancak tarih, bağımsız yargıyı tutanları haklı çıkarmıştır, haklı çıkarmayı da sürdürecektir.

■ Adaletin hedef ve gayesi eşitliği sağlamaktır.
■ Adalet hissi insanlarda doğuştan mevcuttur.

BİR DAMLA:

Diş doktoru, roman yazarı ve aynı zamanda avukat da olan Adalet Bakanı Esat Mahmut Karakurt, “müstehcen” suçlamasıyla mahkemeye verilen Pierre Louys’in “Afrodit” çevirisini şöyle savunuyordu;
– Dünya klasiklerini yasaklayarak, sadece mahkeme duvarlarına mı asalım?

> Yeni Meram >Yazarlar > ADALETİN DAYANAĞI, YARGI ORGANLARININ BAĞIMSIZLIĞIDIR!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.