YAZARLAR

Hitit Kralı yargıçlara çağrıda bulunuyor;
“…Bey için iltimas yapmasın, erkek kardeşine, kız kardeşine, arkadaşına iltimas yapmasın. Hiç kimseden rüşvet almasın. Haklı bir davayı kaybettirmesin, haksız bir davayı da kazandırmasın. Doğru ne ise onu yapın.”

Aradan dört bin yıl geçmesine karşın çağrı bugün de işlerliğini aynen korumaktadır.

Ne zaman dara düşülse, zorluklar ve açmazlar söz konusu olsa hep “adaletin ipine” sarılır, her yerde “adaleti” ararız. Tıpkı Sinoplu Diyojen’in güpegündüz elinde fener “ adam gibi adam” araması gibi .

Adalet deyince de akla gelen ilk isim

Hazreti Ömer’dir. Bir öngörü vardır;

Allah, herkese Hazreti Ömer adaleti nasip etsin!

Bir anlamda Hazreti Ömer adaletin simgesidir. Onun ünlü özdeyişi aradan geçen bunca süreye karşın hiç eskimemiştir;

Adalet mülkün temelidir.

Adalet, adalet, adalet! Adalet, herkes için, bütün kurum-kuruluşlar rejimler, yönetimler, özcesi toplumlar için en büyük fazilettir.

Addison bu görüşün altını çizmektedir;

Hiçbir fazilet, adalet kadar büyük olamaz.

Uygulamada adaleti fazilet yapacak mekanizmalar yargı organlarıdır.

Hukuk öğretisinde durum nedir?

Öncelikle Hukuk Fakülteleri de maalesef siyasetin içine çekilmektedir. Örneğin, Vakıf Üniversitelerinin Mütevelli Heyetleri siyasal aktörlerle doldurulmakta, daha net ifade ile içleri boşaltılmaktadır. Dahası Kimi Hukuk Fakültelerin yönetim – öğretim kadrolarında yetersizlikler, siyasal-ideolojik doldurmalar başarısızlıklara davetiye çıkarmaktadır.

Adalet, her yerde herkes için gereklidir.

Adalete ilişkin tartışmalar her dönemde sür-git devam edip gitmektedir.

Adalet deyince kuşkusuz buna koşut yargı gündeme gelmektedir. Üç önemli erkten biri de yargıdır. Son günlerde, özellikle de ülkemizde “adalet” kavramı gündeme gelmekte, buna koşut yargı erki tartışılmaktadır.

Adalet sadece sana ve bana değil, herkese gereklidir; ekmek gibi, su gibi, hava gibi.

■ Adalet kutup yıldızı gibi yerinde durur ve geri kalan onun çevresinde döner. Adalet, ortada olmaktır. Ortadan ayrılan da adalet olmaz. Üç yerde adalet olmalıdır;
Bir; malı ve nimeti adalet ile bölmek
İki; Her türlü alışverişte adalet gereklidir.
Üç; Ceza vermekte adaletli davranılmalı, yanlış yapan karşılığını bulmalıdır.

Hukuk, demokrasilerin olmazsa olmazdır.

Hukuk Devleti, tam yaşama geçmemişse, demokratik düzen de tartışılır, Hukukun üstünlüğünü kabul etmeyen toplumlar, demokrasinin kapılarını da kilitlemiş olurlar.

Demokratik toplum olmanın başlıca üç önemli erki vardır; yargı, yasama ve yürütme bağımsızlığıdır. Katılımcılık ve çoğulcukta erklere “basın” dördüncü olarak eklenmiştir.

Kuşku yok ki, basınsız ya da tek yönlü basın var demek değildir; bu denli yapılaşmada kaos başını alıp gider, huzursuzluklar artar.

Hukuk kavramının içinde güven unsuru önemli bir yer tutar. Hukuk etiksel olarak da güç kazanırsa toplumsal huzur yerine oturur.

Sıkça tekrarlanan bir söylemdir bu;

“Roma da hâkimler var!”

Çağdaş uygarlık anlayışında, hâkimler sadece Roma’da değil her yerde olmalı, görüşü egemen olmalıdır. Zira Adalet toplumların güvencesidir, emniyet subabıdır.

■ Bir memleket adaletle yaşar, adaletsizlikle yıkılır

Adalet bilenmiş kılıçtan daha keskindir

Adalet’in tekili ve çoğulu hiç olmaz.

■ Bir tek kişiye yapılan haksızlık, bütün topluluğa yönelmiş tehdittir.

Bir söz de Gandhi’den;

“Adaletsiz rejimi adaletle yıkınız!”

BİR DAMLA:

Sokrates Ölüme mahkûm edildiğinde, eşi ağlamaya başladı; – Haksız yere öldürülüyorsun. Sokrat’ın yanıtı kıssadan hissedir;– Ne yani, bir de haklı yere mi öldürülseydim!

> Yeni Meram >Yazarlar > ADALET VE FAZİLET!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.