YAZARLAR

■ Söylediğiniz zaman akrabanız da olsa

adalet yapın ve Allah’a verdiğiniz sözü tutun.

***

Ne zaman “adalet” sözcüğü telaffuz edilse, Hz. Ömer adaleti çağrıştırır.

■ Adalet mülkün temelidir.

Adalet, her dönemde olduğu gibi, bu gün de

Sözcük sınırını aşmış, bir kavram, bir olgu olarak tartışılmaktadır. Gerçek şu ki, “adalet” hiçbir dönemde kurum, sözcük, kavram ve olgu olarak sağlanamamıştır. Gelişen ve değişen olaylar nedeniyle adaleti daha sık ve güçlü telaffuz etmemiz gerekiyor. Adalet varsa, düzen, devlet, demokrasi var demektir rejim ayakları üzerinde duruyor demektir.

Yargının, ölçüsü ve mihenk taşı “adalettir.”

Adaletten satırbaşı açılınca Hz. Ömer adaletini bir kez daha irdelemek doğru yaklaşım olacaktır. Hep yinelenir durur;

Hazreti Ömer adaleti!

Bu düşünce sistemi Hz. Ömer’in evrensel değerdeki özdeyişiyle daha somutlaşmaktadır;

“Adalet mülkün temelidir.”
“Mülk” devlettir, ülkedir. Ülkenin de devletin de temeli adalettir.

Ne gariptir ki, adalet kavramı hep adaletsiz uygulamalar yapıldığının öne sürüldüğü süreçlerde gündeme gelmektedir. Adalet tam uygulanmadığı koşul ve durumlarda en büyük zararı bireyler ve toplumlar görmektedir.

Valilere fazla maaş ödendiğinde Hz. Ömer bunun nedenini şöyle açıklardı:

“Valiler para sıkıntısı çekmez ve bütün gereksinimleri tam karşılanırsa, kendilerini halkın işlerine vakfederler.”

Hazreti Ömer, Halifelik döneminde İslâm dünyasında adaleti egemen kılmış, büyük dedesi gibi adalet ve basiretli bir yönetim sergilemişti. Büyük Dedesi 40 yaşında iken kendisine karşı olanlar tarafından bin dinar verilerek hizmetçisine zehirletip öldürülmüştü. Hizmetçisi suçunu itiraf ettiğinde, Hz. Ömer, bin dinarı geri almış, devlet hazinesine koymuş, serbest bırakmış ve öldürülmekten kurtulması için de kaçmasını söylemişti.

***

Hz. Ömer, Devlet Başkanlığı sırasında kul hakkı ve sosyal adalet konusuna büyük özen göstermiştir. Gece çalışmalarında iki kandili vardı. Birini kendi özel işleri konularındaki notları değerlendirmede, diğerini de devlet ve millet işleriyle ilgili yazışmalarda kullanırdı.

Ziyaretine gelen biri ile söyleşirken kandilin yakıtı tükenmişti. Konuğu dedi ki;

-Hizmetçiyi uyandıralım da kandilin yağını koyuversin!

Hz. Ömer itiraz etti;

– Hayır, bırak onu uyusun. Ben ona iki ayrı işi yaptırmak istemem.

Konuk bu kez değişik bir öneri dile getirdi;

Öyleyse ben kalkıp kandile yağ koyayım.

Hz. Ömer bu öneriyi de onaylamadı;

– Konuğa iş gördürmek yiğitlik değildir.

Kalktı, kandilin yağını koyup konuştu;

– Ben kalkıp iş yaparken de Ömer’dim; gelip oturdum, yine aynı Ömer’im.

***

Hz. Ömer halife olunca, maaşını çok buldu, kabul etmedi; bir süre sonra artırılmak istendi. Bildirmeye gidenlere Hz. Osman zammı kabul etmeyeceğini kızı Hafsa’yı kırmayabileceğini belirtti; ona da kızdı, kimlerin gönderdiğini söz verdiğinden söyleyemeyeceğini bildirince diğer sorularına yanıt verdi: O Serverin kaç İiki kat giysisi bulunduğunu, arpa ekmeği yediğini, kaba kumaştan dokunmuş yaygısı bulunduğu bildirince Hz. Ömer dedi ki; “Resûlullahın yaşayışı böyleyken, başka yaşamak Ömer’e yakışır mı? Böyle şeyler için seni bana göndermesinler!”

BİR DAMLA:

Hz. Ömer, birden fazla gömleği olmayan, yoksul bir kişiydi. Yakınlarından biri, bir elma armağan gönderdi, kokladıktan sonra sahibine iade etti; geri götüren görevliyi de uyardı;

– Ona de ki, elma yerini bulmuştur.

Görevli itiraz edecek oldu;

-Müminlerin Başkanı! Rasulullah armağan kabul ederdi. Bu elmayı gönderen de senin yakınlarındandır.

Hz. Ömer yanıt verdi;

-Rasulullah’a verilenler armağandı; bize verilenler ise rüşvet olur.

> Yeni Meram >Yazarlar > ADALET MÜLKÜN TEMELİDİR!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.