YAZARLAR

***

“SÖZÜN en güzeli, söyleyenin doğru olarak söylediği, dinleyenin de yararlandığı sözdür.”

***

ŞİKE YASASI MI?.. SAKAT!..

AKP Milletvekili, öteden beri Başbakan Erdoğan karşısında “virgül”leşen gazeteci-yazar, kerameti kendinden menkul adam Şamil Tayyar, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e bir mektup yazmış.

Neden Başbakan Erdoğan’a yazmadı, daha doğrusu atladı da Cumhurbaşkanı Gül’e yazdı, o ayrı bir konu!

Sayın Başbakan bunun hesabını sorar ondan!

Dilimizde sık söylenen bir söz vardır:

“Kedi olalı bi fare yakaladı!”

Ancak eğriye eğri, doğruya doğru.

Yazdığı mektup her şeyi net şekilde açıklıyor.

Özetle şöyle diyor mektubunda:

“Açıkça belirtmeliyim ki, Meclis olarak spordaki Ergenekon’a, İstanbul dukalığına ve spor mafyasına yenik düştük. Bir milletvekili olarak tüm Türkiye’den özür diliyorum. Bu yasa hukuksal olarak sakat. Hayata geçmesi halinde şikecilere büyük avantaj sağlar.”

Tayyar, büyük avantajları da sıralıyor:

“Eğer bu kanun yürürlüğe girerse;

1-Şahsa özel ve örtülü af çıkarılmış olur, devam etmekte olan Şike Operasyonu akamete uğrar.

2-Spordaki şike eylemi organize suç kapsamından çıkartıldığı için bundan sonra spor mafyasıyla mücadele artık imkansız hale gelir.

Bir tarafta “Yeni Türkiye” ve “Yeni Anayasa”, bir tarafta terör, bir tarafta Suriye, İran, Rusya falan filan… Bütün bunları solladı “Şikeyi Önleme Yasası”

Belirtilen yasa jet hızıyla çıktı ya…

Ya Rabbi!.. Ancak şunu diyebiliriz:

“İlkelilik” ve “ilkellik” arasında oynayan bir tek “harf” var ve ne kadar yakın duruyorlar.

Bir de şunu ekleyelim:

Şamil Tayyar, yasa taslak halinde iken cep telefonundan bir hafta boyunca Spor Bakanı Suat Kılıç’ı aradığını ancak bir türlü cevap alamadığını söylüyor. Tayyar, “Ben Cumhurbaşkanı sayın Abdullah Gül’e mektup yazdıktan, yani durum kamuoyunda dillendikten sonra sayın bakan durmadan beni arıyor ama bu defa da ben ona cevap vermiyorum” diyor.

Ve sporumuz işte böyle ilerliyor!

***

3 MAÇ HEDEFİ BELİRLER

Konyaspor Basın Sözcüsü sevgili dostumuz sayın Güven Öten, haftalık olağan basın toplantısında şöyle demiş:

“Şimdi önümüzde ilk yarının tamamlanması için üç maç var. Kendi sahamızda oynayacağımız 2 maçı kazanıp, deplasmandaki maçtan da puan ya da puanlar getirerek sezonun ilk yarısını en yüksek puanda ve en iyi yerde bitirmek istiyoruz. Bu bizim takımımıza hem moral verecek hem de ikinci yarı hedefimizin ne olacağı konusunda bilgi sahibi yapacak.”

Kalan maç sayısı 3 olduğuna ve ikisi iç sahada oynanacağına göre 9 ya da 7 puan neden alınmasın? Benim beklentim 3 galibiyet.

Sözcü Öten’in şu sözü tam yerinde:

“Kalan maçlarda alınacak sonuçlar takımımıza hem moral verecek hem de ikinci yarı hedefimizin ne olacağı konusunda bilgi sahibi yapacak.”

Sayın Öten’e katılmamak mümkün değil.

2’ye mi oynayacağız, play-off’a mı, orta sıralara mı?

Kalan 3 maç, hedefimizi belirleyecek.

Soruya cevap futbolcularımızdan gelecek.

> Yeni Meram >Yazarlar > Açıkçası…
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.