YAZARLAR

■ Nush ile yola gelmeyeni etmeli tekdir
Tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir.

***

Bugün 9 Eylül. İşgalci güçlerden Yunanlıları denize dökmemizin ardından onca yıl geçti. O dönemki Yunan aymazlığı ve düşüncesiyle bugün arasında bir fark yok. Savaş alanlarında bileğimizi bükemeyenler, AB kılıfına bürünerek yeni dayatmaların

peşine düştüler. Örneğin Kıbrıs kartını oynuyorlar ve Güney Kıbrıs’ı öne çıkararak öç alma peşinde koşuyorlar. Kuzu postuna bürünmüş tam kurt rolü bu!

Tarih, tekerrür eder mi, eder. AB’nin kimi üyeleri haçlı zihniyeti sergileyip Yunan tezi ve idealine arka çıkmaktadır.

Ünlü düşünür Sadi Şiraz, gerçek bir saptamayı dile getirmektedir;

“Düşmanlarınızla oturup kalkan, sizin dostunuz olamaz.”

Başkomutan Gazi Mustafa Kemal

12 Eylül 1922’de İzmir’den Türk Milleti’ne yayımladığı zafer mesajında dile getiriyor;
“Ordularımız 9 Eylül 1338 sabahı İzmir’i yine 9 Eylül 1338 akşamı Bursa’yı kurtardı Akdeniz, askerlerimizin zafer gösterileriyle dalgalanıyor.

Asya imparatorluğuna yeltenen küstah bir düşmanın muharebe meydanlarına gelmek cesaretinde bulunan ordu kumandanlarıyla, kumanda heyetleri günlerden beri Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti’nin savaş esiri bulunuyorlar. Düşmanın başkumandan tayin ettiği General Trikopis, gece ve gündüz ümitsizce muharebeyi ve kurtuluş çaresini tecrübe ettikten sonra nihayet maiyetindeki generaller ve kurmayları, kumanda ettiği ordunun elinde kalabilenleriyle teslim oldu. Eğer Yunan kralı da bugün esirler arasında bulunmuyorsa onların işi yalnız milletlerinin sefalarına katılmaktır. Muharebe alanlarının

felâketli günlerinde onların saraylarından başka bir şey düşünmedikleri ortadadır. Batı fabrikalarının çelik zırhları ile kaplanan muazzam Yunan orduları artık Anadolu dağlarında subayları tarafından terk edilmiş zavallı sürülerdir. Düşman ordularının savaş malzemesi hemen üçte iki itibariyle topraklarımızdadır.

Vatanın kurtuluşu, milletin rey ve idaresi kendi mukadderatı üzerinde kayıtsız şartsız hâkim olduğu zaman başlamış, milletin vicdanından doğan ordularla kati neticelere erişmiştir.”

Anlaşılan o ki, Yunanlılar dünden hala ders almamış görünmektedirler. Onlara bir kez daha anımsatalım ki, biz kuzu postuna bürünmeyiz, sinsilikle de ilgimiz yoktur.

Ünlü düşünür D.Wellington diyor ki;

“Büyük bir millet harplerin küçüğünü bilmez.”

Her şeyin büyüğünü yapar, büyüğünü düşünürüz; küçüklük bize yakışmaz;

“Harbi, sonunda zafer olduğu için seviyorum.”

İzmir’den ve 9 Eylül’den satırbaşı açınca Hasan zeyrek’i anmamak eksik kalırdı.

Yeniçamlık semtinde Hasan Zerek’in akaryakıt istasyonu var. Bu istasyonda dolar geçmez; bu istasyonda sterlin geçmez; Bu istasyonda Euro geçmez! Ülkeye yeni girmiş turist olsanız bile Türk lirası ödemeden bir litre yakıt alamazsınız bu istasyondan! Tunceli Ovacık nüfusuna kayıtlı mühendis olan Hasan Zerek diyordu ki;

‘Bir Türkçü ve bir yurttaş olarak, kendi değerlerimize sahip çıkmazsak kimseden saygı beklemeye hakkımız yoktur’
Dağıttığı takvimlerde şöyle yazıyordu.
“Ulusal onurumuz Türk Lirası kullanınız!”
Sonraki yıllarda yine binlerce adet dağıtılan takvimlerde ulusal iletiler yer aldı;
– Yaşasın Cumhuriyet – Yaşasın Milli Devlet- Vatan namustur, satılamaz.
– Ermeni soykırımı uluslararası yalandır.

Günümüzde de “Hasan Zeyreklere daha çok ihtiyacımız var var!

Bir Damla:

Özgürlük olmayan bir ülkede ölüm ve çöküntü vardır. Her ilerlemenin ve her kuruluşun anası özgürlüktür.

> Yeni Meram >Yazarlar > 9 EYLÜL
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.