YAZARLAR

Konya 60 yıl öncesinin gurbet ellere en fazla insan uğurladığı şehirlerin başında geliyordu.

60 yıl önce bakın ne yazılmış;

“Bozkırlı hemşerim. Sırtında yükün nereye gidiyorsun diye sormayacağız artık.

Alın terini, kara toprağa karıştıran Konyalılar, alın terini topraktan pancar diye sökecekler, sonra şeker diye yiyecekler. Bir taraftan işsizlik, diğer taraftan işsizliğin verdiği miskinlik, bu şehri, bu vilayeti mahvediyordu. Şimdi caddelerde gidiş gelişin manası bile değişti. Konya’nın kaderi değişti dedik. Artık yıkmasını değil, kurmasını…Dağılmayı değil birleşmeyi biliyoruz.”

28 Ağustos 1954’te ilk Pancar Fabrika silolarına alındığında, Konya o gün gece yarılarına kadar bayram yaparken, emekli öğretmen Hacı Rüstem Sungur’un konuşmasındaki bir cümle tarihe not düşmüştü.

Sungur Hoca şöyle demişti; “Bu fabrika Konyalıları, hayalden hakikate ulaştırdı.”

Tüten bacaların en gürü, en heyecan vereni, en ümit vadedeni olduğu ve devamında birçok fabrikaya öncülük ettiği için, o günlerde Konya’ya “ Tüten bacalar şehri” denmeye başlanmıştı.

Tarihler, 19 Eylül 1954 Pazar gününü gösterirken Konya Şeker Fabrikasının açılış töreninde konuşan Başbakan Adnan Menderes, Konyalılara şöyle sesleniyordu;

“Sevimli Konyalılar; Vatanperver bir bölgenin, tarihte şerefli olan babaların evlatlarısınız. Hepiniz yuvalarınızda ve güzel vilayetinizde mesut ve bahtiyar olunuz. Bu şeker fabrikasının bugün işlemeye başlamasından dolayı sevinç ve heyecan içindesiniz. Bunda tamamıyla haklısınız. Yalnız Konya’da bir şeker fabrikası kuruldu diye sevinmiyorsunuz, milletçe kalkınmamızın bir eserinin daha Konya’da yükselmiş olmasından dolayı sevinç duyuyorsunuz. Bu fabrikanın faydası yalnız Konya’ya, değil, bütün Türk yurdunadır. Pek yakın bir istikbâlde çok mühim bir ziraat ve sanayi merkezi olacak Konya’yı en kısa yoldan denize bağlayacak, Konya – Antalya şosesinin de derhal inşasına geçilecektir.”

Başbakan Menderes’in yaptığı bütün vurgular, Konya ve Konyalıyı heyecanlandırmış ve coşturmuştu. Başbakan sözle değil, icraatıyla da, kendini gösteren biriydi. Belki de ömrü vefa etse, 27 Mayıs 1960 darbesi olmasa Anadolu vilayetleri içerinde bir anda hizmet yağdırdığı Konya, tutulmaz, yakalanmaz şehirlerden birisi olacaktı.

O yıllarda Konya’ya yapılan yatırımlar ne Eskişehir’de, ne Amasya’da, ne de Erzurum’da mevcuttu.

Demokrat Parti Konya Milletvekili ve Konya Şeker Yönetim Kurulu Başkanı Himmet Ölçmen, 60 yıl evvel, şunları söylüyordu; “Asırlarca sadece arpa ve buğdayın sarılıklarını seyreden Konyalılar, bugün gözlerini binlerce dekar pancarın yeşilliklerine, tonlarca pancarın bembeyaz şekerlerine çevirmiş bulunmaktadır. Çorak diye, kurak diye her türlü verimden mahrum bırakılan, yıllarca unutulan ve bertaraf edilen Konya, pancarla birlikte yepyeni bir münavebe ve destekleme ziraatının nimetine kavuşmuş bulunmaktadır. 15 kazamızın 400 küsur köyümüzün 18 bin çiftçi ailesinin ocağı bugün pancar sayesinde tütmekte eli nasırlı Türk anası, Türk kızı kendisine daha hafif, daha kolay ve hububata nazaran dört misli daha kârlı bir iş temin etmiş bulunmaktadır. Düne kadar kahve köşelerinde işsiz, güçsüz dolaşan yüzlerce gencimiz bugün şu azametli eserin, şu teknik abidenin günde 1800 ton pancarı, 300 kilo şekere çeviren çarkları başında sanat ve iş sahibi olmak suretiyle yeni bir hayat ve iş sahasının içine katılmış bulunmaktadır.”

Konya Şeker, lokomotif görevi görürken, Himmet Ölçmen tartışmasız bu lokomotifin makinisti olmuş, Konya’nın her istasyonunda dura dura, yaraları sara sara ilerliyordu.

Hükümetin Başbakanı Konya’yı en yakın yoldan denize bağlayacağız diyordu. Hükümet 60’lı yılları görebilseydi, Akdeniz’e o yılların ortalarında yani 1965’lerde varılabilirdi. Hizmet konusunda çok hızlı ve süratli hareket eden, tempolu ve enerjik bir hükümet oldukları kesindi. Çünkü, işsizlik bitmişti Konya’da…

Konya Şeker’in yaydığı sinerji öylesine büyük ve etkileyici olmuştu ki, yıllarca “ Fabrika Bayramı” kutlandı Konya’da

O devrin Konya’sını anlatanlar, “ Konyalılar, tuttuklarını koparan adamlardır” diyorlardı. Konyalı, Konya Şeker’e gelinceye kadar, almış başını gitmişti diyar-ı gurbete…Kalanlar ise yokluğun, fakirliğin, ümitsizliğin pençesinde kıvranıp kalmıştı, onlarca yıl…Konyalılar gittikleri yerlerde tutunmuşlar, çok çalışmışlar ve kendilerini kabul ettirmişlerdi. Hemen bir çok sanatın ustası durumundaydılar. Ahi Evran geleneğinden gelen bir iş disiplinleri ve meslek terbiyeleri vardı. Tuttuklarını koparan insanlar geri geldiler. Görgü, bilgi ve tecrübelerine eklediklerini Konyalı hemşerileriyle paylaştılar. Konya’nın ufkunu açabilmek için herkes üzerine düşeni yapmaya başladı.

Cebinde, çay içecek, evine götürecek bir ekmek parası olmayan insanlar için, çay parası da, ekmek parası da, para demekti. Konya Şeker verdiği destekle pancar çapasında şaşırtmıştı pancar ekicisini.

Cebinde çay parası olmayan çiftçi, o günün tabiriyle 3 tane, beş tane on kaymeyi yani on lirayı yan yana görüvermişti bir anda. Basmanın metresinin 25 kuruş, pazenin metresinin 50 kuruş olduğu belki daha da ucuz olduğu dönemlerdi.

Hanımına bir fistanlık basma alan, çocuklarına bazar ekmeği ile helva alıp getiren adamın neşesini hiç gördünüz mü? Elleri dolu dolu eve gelmek, yüzünde güller açmak ne demektir bilir misiniz? İşte Konya Şeker o günlerden bu günlere bunu başarmış bir fabrika…Dün neyse bugünde yaptığı aynı…

*/*/*/*/*

1900-2000 yılları arasında, Konya’ya yapılan ve yaşadığı yüzyıla damgasını vuran en büyük yatırım, tartışmasız Konya Şeker’dir.

Bu dönem incelendiğinde, Konya’yı heyecanlandıran, Konya’yı ayağa kaldıran bir başka olayın Konya Tarihinde yer almadığı görülecektir!

Konya, 1954 yılının 19 Eylül’ ünde olduğu gibi, cesaretlendirilmek, yüreklendirilmek ve heyecanlandırılmak istiyor.

O günlerin sinerjisini bugünlere taşımak zor değil. Bunu başarabilen isimlerin başında o var!

Recep Konuk!..

Bir çok şeyi kaçırmak ve ıskalamak istemeyenler Recep Konuk’un yol haritasını iyi etüt etmeliler!

Recep Konuk, Konya’ya kaybettiği heyecanı geri getiren, hayallerine kavuşturan, hedeflerle buluşturan isim.

Konya Şeker’in dev adımlarla ilerlemesi, Panagro gibi hayvancılığı ayağa kaldıran süt beyaz-et kırmızı dedirten dev bir tesisi şehre kazandırırken diğer taraftan Ham Yağ Fabrikasının hayata geçmesi, Konya ovasında Ay yüzlü çiçeklerin, ay çiçeklerinin açması, ekonomiye kazandırılması az şey mi?

İnanın bunlar daha hiç bir şey değil!

Buna hayali ve hedefi olanın peşinden gitmek deniyor!

1999 yılından bu yana pancar ekicileri; onlarla birlikte mücadele eden, ülke çapında saygınlık kazandıran, ülke dışında dünya şeker üreticileri içinde Konya Şeker’i önemli bir yere getiren Recep Konuk’un liderliğinde yollarına emin adımlarla devam ediyorlar.

60. Yılın kutlu olsun Konya Şeker, başarıların daim olsun Recep Konuk!

> Yeni Meram >Yazarlar > 60. yılın kutlu olsun Konya Şeker!..
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.