YAZARLAR

Doğarken, size tanrının vereceği görevi bilemiyorsunuz.

Babasını henüz üç günlük iken kaybeden bir çocuk olarak doğmuşum.

Annem yalnızlığımı bahçeli evimizde kedi, köpek, tavuk, ördek, Mart aylarında alınıp Eylül aylarında satılan kuzularla gidermeye çalışmış.

O hayvanlar benim arkadaşım oldular.

Evlilik, apartman hayatı, çocuklar ve öğretmenlik hayatı derken uzak kaldığım on beş yılın ardından; gece yarısı kapımızı hem de üçüncü katın kapısını minik bir kedi yavrusu çaldı.

Birden anımsadım onların varlığını. Sokaktan gelen ve adını ‘İrma’ koyduğum kedimiz kısa sürede evin vazgeçilmez bir bireyi oldu.

Emekli oldum, hayat şartları ve beni bu yola iten zorlamalar, hiç affetmeyeceğim özel dershane ve özel okul saçmalığına yönlendirdi.

Aldığım eğitim; Cumhuriyeti yaşatacak öğrenme hakkının asla paralı olamayacağını benimsetmişti. Ortada para söz konusu ise okullar da ticarethane oluyordu.

Bu duygularla başladığım özel okul ve özel dershane, özel ders çalışmalarım sırasında hayatımı yeniden düzenleyecek ve yaşama isteğimi artıracak, yaşamıma anlam katacak bir olayın beni çok, hem de pek çok mutlu edeceğini ve o dakikadan sonra da kimsenin beni asla üzemeyeceğini ve sadece yaşamıma ‘badem gözlülerin’ anlam katacağını nereden bilebilirdim?

İstanbul’dan gelen konuklarımızı Meram Tavus Baba türbesine ve çamlığına götürmüştük.

Türbenin bahçesinde dört yavrusunu korku dolu bakışlarla emziren bir deri bir kemik kalmış bir köpek gördüm.

Hemen seyyarların sattığı tüm köfteleri aldım ve anne köpeğin önüne koydum.

O an duyduğum huzur beni her gün öğlen okulda çıkan yemek artıklarını anne köpeğe taşıttı.

Bir hafta sonra köpeğin önünde adeta ‘açık büfe’ kurulmuştu.

Seyyar satıcılar; her gün yemek taşımamdan etkilenip, yemek artıklarını anne köpek ile paylaşmışlar.

Dedim ki ‘ Bir mum yak, başkaları görsün, onlar da yaksın ve yüz mumluk bir ışık seli oluşup, çevreyi aydınlatsın.’

Bu duygu ile o dönem adı İl Çevre Müdürlüğü olan kuruma gittim.

Her zaman isimlerini saygı ile anacağım, işlerinin ehli, görev sorumlulukları yüksek ve çevreyi koruyarak, asla taviz vermeyerek helal kazanan bir ekiple karşılaştım.

Bu ekip ileride hem benim hem de derneğimin akıl hocalığını yaparak derneğin başarılarını sağlamıştır.

Konya İl Çevre Müdürü Sayın Mehmet Bilgiç, İl Çevre Müdür Yardımcısı Osman Nevres Yılmazlar, Şube Müdürleri Bahar Ertüzün, Namık Ceyhan ve müdürlüğün tüm çalışanları. Hepsi canla başla yanımızda yer alıp, uğraş verdiler.

Mehmet Bilgiç, görüşmemizde Büyükşehir belediyesi ile görüşüp, onları ikna etmem gerektiğini söyledi.

Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Halil Ürün.

Randevu istedim, kendisine yaşadığım olayı anlatıp, Tanrı emaneti bu canlara ulaşmanın bir insanlık görevi olduğunu anlattım.

Halil Ürün Bey:

-Hocanım, gönlümde olan ama gönüllü bulamadığım için yapamadığım bir iş için geldiniz.

Ciddileşin öyle konuşalım dedi.

İl müdürüm de bunun dernek kurmak olduğunu söyledi ve Özel İdeal İlköğretim Kurumu’ndaki öğretmen arkadaşlarım, velilerimiz, İl Çevre Müdürürlüğü’nün tüm çalışanlarının katkıları ile derneğimiz kuruldu.

Ben büyük bir mutlulukla dernek tüzüğünü aldım ve Halil Ürün Bey’i görmeye gittim.

Fakat bu bekleyiş tam üç ay sürdü. En sonunda Kasım Ayı’nda encümen toplantısı sonrası gece saat 21.30’da kendisini Encümen Toplantı Salonu çıkışında elimde dernek tüzüğü ile karşılayıp;

-Sayın başkanım, siz bana ciddi olun dediniz ben de ciddileştim. Buyurun derneğimin tüzüğü, dedim.

Halil Bey, yanındaki genel sekretere döndü:

-Haydi odaya, bu bayan gerçekten ciddi, dedi.

-İsteklerimizi söyledim, önce yer tahsis edildi, 1994 yılında Türkiye’nin ilk başıboş köpek ve kedi barınağının projesi çizildi, yapımına başlandı.

-İl müdürlüğünün katkıları ve akıl hocalığı ile, askeriyeden yemek artıkları alındı. Bu artıkları taşımak için çevre bakanlığına gidildi ve Büyükşehir Belediyesi’ne bize araba tahsis etmesi için para çıkarttırıldı.

-Temel atıldı, tam elli hayvan çok güzel şartlarda bakıma alındı.

-Zamanla yemekler yetmedi, yağlı geldi, hayvan sayısı arttıkça yer eklendi ve 2000 yılında Konya Valisi Sayın Ahmet Kayhan; başvurumuzu değerlendirerek üç merkez ilçe ve Büyükşehir Belediye başkanlarını topladı. Çevre Müdürlüğü’nce hazırlanan ve yemin içeriği derneğimizin gönüllü danışmanı Prof. Dr. Mehmet Maden tarafından Veteriner Fakültesi’ne hazırlatılıp, başkanlara sunulan Türkiye’nin ilk protokolü Vali’nin odasında imzalandı.

-Bu protokole göre:

-1- Hayvan sayısına göre yaptırılacak yemin parası belediyelerce sıra ile her ay ödenecek .

-2-Her belediye bir yıl süresince tüm kısırlaşma, ilaç, tedavi, ameliyat ve sokaktaki, doğadaki tüm sahipsiz hayvanların fakültede yapılan tedavi giderlerini karşılayacak, ayrıca barınağa gerekli tüm ilaçlar veterinerin isteği kadar her yıl sırası gelen belediyece depolanacak.

-3-TÜM İŞÇİLER BELEDİYELERCE VERİLECEK.

-Bu barınak kaldığı sürece bu protokol valilik izni olmadan bozulamayacak.

-2000 yılından beri henüz 2006 yılında uygulamaya konulabilen Hayvan Hakları Yasası bile çıkmadan Konya bu sorunu halletmiş oldu.

-Şu anda barınakta bin 700’e yakın köpek, 190 kedi, 24 işçi, sürekli görevli bir veteriner hekim, nöbetleşe çalışan üç veteriner hekim, iki gece bekçisi, iki araba ve ilk yardım aracı hizmet veriyor.

-Tam 31 ilçede 24 saat içinde kaza geçiren tüm hayvanlara kedi, köpek, kuş, at, inek, tilki ve yaban hayvanlarına ekibimiz ulaşmakta, 156 jandarma, 110 itfaiye ve 155 polis ile iletişimli çalışılmaktadır.

-Büyükşehir belediyemiz tüm olanaklarını sahipsiz hayvanlara tahsis etmiştir.

-Mahallesinde sahipsiz hayvan besleyen çevre gönüllülerine mama yardımı yapılmaktadır.

-Ayrıca ilçe belediyeleri beslenme odaklarına mama ve su koymaktalar ve Selçuklu Belediyemiz de kedi beslenme odakları ile diğer belediyelere örnek olmaktadır.

-Bu başarıyı elde etmek için çok gözyaşı döktüm ama inanın ekibimizdeki ve derneğimizdeki tüm doğaseverlerle birlik ve beraberlik içinde ve isteklerimizi haklılığımızı kabul ettirerek buraya kadar geldik.

-Mutluyum; badem gözlülerime belediyelerimiz ve kurumlarımız sahip çıktılar.

-Her üç ayda bir mutlaka ‘İl Hayvan Hakları Kurulu’ toplanıyor ve tüm alınan kararlar kurumlarca uygulanıyor.

-En azından çoğuna ulaşıldı mutluyum.

-Badem gözlülerim, tüm yaşamımı değiştirdiler, o gözlerde Tanrı’yı göre göre, onunla konuşa konuşa, sevgiyi, karşılıksız sevmeyi ve hoş görüyü, insanlarla empati kurmayı öğrendim.

-İyi ki hayatıma girdiler,

-İyi ki onlarla buluştum ve onların sıcacık, sımsıcak kalplerini içimde hissettim.

-Yaşıyorum çünkü onlar var yaşamımda.

-Artık kimse beni üzemiyor çünkü sığınacağım liman badem gözlülerimin yanında.

Belediye başkanlarımıza, aşağıya isimlerini yazdığım valilerimize binlerce teşekkür…

Başkanlarımız:

Büyükşehir;

Sayın Halil Ürün, Sayın Mustafa Özkafa, Sayın Tahir Akyürek ve şefkatiyle, güler yüzüyle derneğimize kapısını ve yüreğini açan Genel Sekreter Sayın Haşmet Okur.

İlçe Belediye Başkanları

Selçuklu İlçesi: Sayın Adem Esen, Sayın İsmail Öksüzler, Sayın Uğur İbrahim Altay

Meram İlçesi; Sayın Serdar Kalaycı

Karatay İlçesi; Sayın Mehmet Hançerli.

Bize inanılmaz destek veren hep yanımızda olan valilerimiz;

Sayın Ziyaeddin Akbulut, Sayın Naim Günel, Sayın Ahmet Kayhan, Sayın Osman Aydın, Sayın Atilla Osman Çelebioğlu

Bu badem gözlülerimizin duaları hep yanınızda olacak ve yolunuzu aydınlatacaktır.

> Yeni Meram >Yazarlar > 4. EKİM HAYVANLARI KORUMA GÜNÜNDE BİR MUM DA SEN YAK,
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.