YAZARLAR

Hayırlı, bereketli ve sağlıklı haftalar hepimize.

 

Başlıkta geçen ilk kelimeler gençlere yabancı gelebilir ve birçoğu da anlamını bilmeyebilir. Hemen anlaşılır dille ifade edelim, “GÖRGÜ KURALLARI.” Diğeri de Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı’nın kısaltması.  Evet, çoğunluğu yazılı olmayan ama birçok yazılı kural etrafında şekillenmiş, dedelerden, ninelerden ve tüm aile büyüklerinden ve çevreden öğrenilen veya öğrenilmesi gereken davranışlar bütünüdür aslında adâb-ı muaşeret…

 

Niye önce bu konuya girdim. Öğretmenler Günü münasebetiyle düzenlenen programda yaşananlar nedeniyle elbette. Vali beyin dinleyicilerden birisini uyarması ile mesele sosyal medyada gündem oldu. Meslek mensupları başta olmak üzere birçok kişinin bu meselede Vali beyin tavrını eleştirdiklerini gördüm. Bazılarında ise üzülerek eleştiri sınırlarını zorlayan ve bence hoş olmayan cümleler ve imâlara rastladım. Bu yazı yayınlanana kadar da aslında olay çözüldü, sebep olan genç Vali beyi ziyaret ederek özür diledi ve mesele tatlıya bağlandı ama en azından bazı konuların yeniden ele alınmasını sağladı.

 

Öncelikle tüm öğretmenlerimizin gününü bu vesîleyle tekrar kutlayalım. Ömrümüzün sonuna kadar öğrenci olmamız gerektiğini unutmadan buna aracı olan herkese minnet ve şükran borçlu olduğumuzu da bilelim. Sonra bize bu başlığı attıran olayla ilgili söyleyeceklerimize gelelim:

 

Yaşanan olay üzücü müdür, evet… Bundan en fazla üzülenlerden birisinin de Vali bey olduğunu düşünüyorum. Tanıdığım kadarıyla haksız ve yanlış gördüğünü hemen orada belirtiveren bir yapısı var Sn.Valimizin. Bu davranışı “ego tatmini” olarak yorumlayanlara benim cevabım, öyle olsa olay yaşandıktan sonra Valilik sitesinden, olaya sebebiyet veren şahsın öğretmen olmadığını öğrendiğini belirten ve bu olay nedeniyle üzüntülerini ifade eden bir mesaj yayınlamazdı bana göre. Hele hele ertesi günü makamında misafir edip, kucaklayıp meseleyi tatlıya bağlamazdı. Mesajı yorumlayıp “haaa, öğretmen değilse azarlama normaldir öyle mi” demesin kimse. O zaman olay çarpıtılmış olur. Çünkü mesele “ego tatmini” ise, zaten tatmin edilmişti(!). Ayrıca Hoca Nasreddin büyüğümüzün dediği gibi “hırsızın hiç mi suçu yok? Kim ne derse desin bu olayda ben meselenin başlangıcında, olayı tetikleyen kısmındayım. Ahlâk davranışa yansırsa anlamlıdır. Değilse kuru bir bilgiden ibaret kalır, kimseye faydası olmaz, belki zararı olur. Olay anında olmasa bile, Vali bey babacanlığını göstermiş ve delikanlıyı makamında misafir etmiştir. Kimse de herkesten, her zaman, rahmetli Hulusi Kentmen misali bir babacanlık beklemesin. Kaldı ki o da azarladığı zaman herkes korkardı. Bu da benim görüşüm. Katılıp katılmamak serbest, ama saygı duymak zorunlu. Benim de diğer görüşlere karşı düşüncem aynı. Belli ölçüde olduğu sürece…

……/……

Geçtiğimiz hafta KOAH ile ilgili etkinliklerin düzenlendiği bir günü de geride bıraktık. “Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı” kelimelerinin baş harfleri ile adlandırılan KOAH, akciğerlerde bulunan ve bronş adı verilen hava keseciklerinin tıkanması sonucu; solunum güçlüğü, öksürük ve nefes darlığı gibi şikayetlere yol açan kronik bir hastalıktır. Hayat kalitesini son derece olumsuz etkiler. Kan oksijenlenmesinin bozulmasını takiben beyin fonksiyonları başta olmak üzere tüm hayatî organları etkileyen zincirleme bozulmalar başlar. Oksijeni yetmeyen kanın daha fazla oksijen götürmesi için kalp zorlanmaya başlar, çok çalışır. Kanda artık maddeler birikir böbrekler ve karaciğer zorlanmaya başlar.

İşin üzücü tarafı bu kalitesiz hayata yol açan problemler en çok zevk (!) için kullanılan tütün ve tütün ürünleri kullanımı ile tetiklenmektedir. Soluduğumuz çevre havasının kirliliği, tozlu ortamlarda çalışma da diğer en önemli sebepler arasında yer alır. Bütün bunlardan hareketle, temiz havamızı kendimiz kirletmeyelim, soluduğumuz havayı temiz tutma makamında görevimiz varsa gerekenleri halka karşı görev olarak aksatmadan zamanında yapalım, işyeri sahibi isek çalışanlarımızı buna yol açacak sıkıntılı ortamlardan koruyucu İSİG önlemlerini alalım.

 

Sağlıkla ve sağlıcakla…

 

Haftanın Spotu

 

Ey edebine hayrân oIduğum yâr! BiIir misin ki, sendeki edep seni sevmeme sebep…

> Yeni Meram >Yazarlar > Adâb-ı Muaşeret ve KOAH!…
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.