YAZARLAR

Ülke olarak gündemimiz bir anda değişiyor. Suriye ile ilgili 27 Şubat 2020’den sonraki sıcak gündem yerini sakinliğe ve dinginliğe bıraktı. Kuzeyde İskandinav ülkelerinin bir yıllık gündemi bizim bir haftalık gündemimiz kadar değildir muhtemelen. Coğrafya özgül ağırlığı yoğun bir coğrafya, kıt’aları birbirine bağlayan manevi ağırlığı olan bir coğrafya…
Irak’ı karıştıran ve kaynaklarını paylaşan güçler bugün Suriye’yi karıştırmanın peşinde. Hani Saddam için ülkesinde kimyasal silah bulunduruyor diyenler, şimdi nerede ya da teslim aldıkları Irak’ta bulunduysa kimyasal silahlar nerede?
İran, Irak, Libya, ve Suriye için uyguladıkları bulandırma ve kargaşa çıkarma, iç savaş politikalarının bir sebebi belki de Türkiye. Her seferinde Türkiye için yapmış oldukları midesine oturuyor. Önceden yapılan ve her dönem tekrarlanan darbeler, 28 Şubat postmodern darbesi, 15 Temmuz kalkışması ve diğerleri… Bu yapılanlar ilk olmadığı gibi son da olmayacak. Bu ülkenin kalkınmasını istemeyen dahili ve harici düşmanlar kendilerine verilen görevleri ifa edecektir.
Suriye’de kargaşa çıktığı anda ‘Ne işimiz var orada’ diyenler hala aynı yerdeler. Orada ne işimiz var? Binlerce kilometre ileriden gelenlere ‘Buradan ne işiniz var’ demiyorlar. Sınırlarımızdaki yangın bizi ne ilgilendiriyor ki! Ana muhalefet zihniyeti, bu zihniyetle Hatay’ın hakkını hukukunu koruyamazsınız. Biz diyoruz ki ‘ Suriye’de ne işimiz yok’ Kan bağı, coğrafya, sınır komşusu, akrabalık, maneviyat, güvenlik, taşeronların tetikçileri ile yapılan mücadele, dahası eski toprağımız vs. vs.
Suriye ile yapılan sıcak çatışmalar neticesinde Türkiye İdlib’de 60 civarında şehit verirken, Suriye ise 3.600 civarında rejim askerini kaybetti. Bu arada şu göründü ki, Kıbrıs’taki silah bağımlılığımız çok gerilerde kaldı. Mühimmat ihtiyacını karşılayan Türkiye; bu mücadelede teknoloji öne çıktı. Türkiye’ye İHA ve SİHA vermeyenler hayal kırıklığına uğradı. İnsansız hava araçları ve drone sürüleri bu mücadelede öne çıktı. İnsanı düşündüren şu: Silahı kısıtlı imkanları ile alan Müslüman. En gelişmiş silahların uygulandığı ülkeler Müslüman. Ölen Müslüman. Şehit olan Müslüman. Bu işin kaymağını yiyen belli. Tetiği çeken el ‘ Allahu ekber’ derken son nefesinde ‘Kelime-i şehadet’ getiren yine Müslüman. Allah’ım kullarına akıl, fikir, feraset versin; Müslümanları ıslah etsin.
Cemreler havaya, suya ve akabinde 5-6 Mart tarihinde de karaya düştü. Cemre karaya düştü mü toprak ısınır ve çalışmaya başlar. Hatta 21 Martta ise nevruz kutlamaları yapılır. Baharın gelmesiyle ve toprağın ısınmasıyla birlikte ortam depreşir, devinir.
Bu depreşme ve devinimin siyasi tarafını birlikte idrak edeceğiz. Siyasi partiler yapılacak ilk genel ve yerel seçimler öncesi teşkilatlarını yenilemekle meşguller. Ülkenin idaresini teslim almak isteyen siyasiler sahaya inecekler. Bir taraftan mevcut siyasi partiler ve kurulmuş- kurulacak olan siyasi oluşumlar var. Yeni sistemde hep beraber göreceğiz, ülke insanı kime destek verecek, emaneti kime teslim edecek? Ancak şu kesin ki, siyaset eskisi kadar kolay yapılamayacak.
Cemreler toprağa düştü. Hayırlı olsun.

> Yeni Meram >Yazarlar > SİYASİ HAREKETLİLİK
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.