YAZARLAR

Vefatınızın üzerinden tamı tamına 73 yıl geçti.Sen demiştin ki yorulmak yok izimden geleceksiniz.Yorulmayan sizi Yüce Tanrı Türk ulusunun kaderini kara değil. Apak yazmak için yarattığındandır ki Yüce Tanrı’yaA hamd ‘ı senalarımız vardır.

On üç milyoncuk olarak yedi düvelin aç kurtlarından koparıp alarak kurduğun bu yüce devlet, şimdilerde yetmiş beş milyonlara ulaşan bir üniter devlet olarak gelişmiş devletler içinde olma yarışı içinde.

Olma yarışı içindedir diyorum, Atam. Sana layık olamadığımız için utandığımı da buna ekliyorum. Ey Yüce Atam, öyle bir kuşak ve nesiller yetiştirdik ki, hani o sizin gençliğe hitabınızda; “Dahili ve harici düşmanların olacak bunlar müstevlilerle iş birliği içinde bulunacak,o ahval ve şerait içinde de yılmayacaksın, muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asıl kanda mevcuttur” demiştin ya. İşte o asil kanı arıyoruz.

Aziz Atam; seni anmak değil anlamak için verilen çabaların özünde seni anlamak istemeyen bir nesil var ki esas işi zora koşanlar onlar olmaktadır. Şurası bir gerçektir ki temellerini özenle attığın bu devlet asla ve asla yıkılmayacak. Hani şu Osmanlı’nın o mümtaz Paşası müstevlilere bir ders vermişti ya. Siz dışardan biz içerden uğraş veriyoruz bu devlet yıkılmıyor-yıkılmayacak dediği gibi.

Aziz Atam, ilke ve inkılapların her geçen gün köklerini derinlere salıp yıkılmaz bir kala olmaktadır. Dış mihraklarla dahili düşmanlar yüce dinimizi kılıç kalkan yapıp, ulusal bütünlüğümüzün üstüne salıyorlar. Bizi bölüp parçalayıp yutacaklarını sanıyorlar.Bunu yapamayacaklar paşam, yapamayacaklar.

Aziz Atam Yüce Rabbimizin bize verdiği doğal ve tabii kaynaklarımızı işletip bir süper güç olacak yerde, yerimizde sayıyor, Avrupa Birliği kapılarında yalvar yakar içlerine girme mücadelemiz var. Onurumuz kırılıp gururumuz inciyor, sen bize koskoca bir Kurtuluş Savası sonrası harap olmuş bir vatanın evlatları olarak, bile dosta düşmana avuç açmamayı öğretmiştin. Bu haslet ve hassasiyetimizi de senin izinde arıyoruz Atam.

Milli sorunlarımızdan bir Kıbrıs meselesini kırk yıldan bu yana halledemedik. Ama sen HATAY meselesini sade yağından kıl çeker gibi halletmiştin … Komşu ülkelerimizle verdiğimiz çetin savaşlar sonrası kurduğumuz dostluklar dünyaya örnek olmuştu. Şimdilerde sınırlarımızı çevreleyen ülkelerle sorunlarımız bitip tükenmek bilmiyor. İçimizdeki düşman PKK’yı dışımızdaki düşmanlar habire besleyip palazlandırıp üzerimize salarken, mücadelenizde şehit kanları akarken vicdanlarımız derin yaralar alıp, o mücadelede verdiğimiz maddi kayıplar daha mutlu ve müreffeh bir ülke olmamız önünde setler oluşturuyor.

Kahraman Silahlı Kuvvetlerimiz ve onun mümtaz komutanları milli mücadelemizi demokratik kurallar içinde vermek için fedakarlık üstüne fedakarlığı yasma ve yürütme koordinasyonunda yetersizlikleri bir dahiyane düşünceyle aşmak istediği içindir ki yazımın başlığında “10 Kasımlarda Dara Düştük Atam” seni arıyoruz dedim. Ama şu gerçeği biliyor ve inanıyoruz ki bu engeller aşılacak ve bu ülke düze çıkacaktır. Sen makberinde rahat uyu Atam…

> Yeni Meram >Yazarlar > 10 KASIM’LARDA DARA DÜŞTÜK
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.