YAZARLAR

***

“BANA bir harf öğretenin kölesi olurum.”

***

TIRNAĞINIZ VARSA…

“İnkar Yasası” Fransa Senatosu’ndan geçti ya, karar Mr. suratsız şempaze, utanmaz-arlanmaz Sarkozy’nin onayını bekliyormuş… Karardan önce senatörleri arayarak, “İnkar yasası’nı onaylayın” diyen oy avcısı soytarı bir başkanın bu yasayı veto edeceğine sahiden inanıyor musunuz?

Geçiniz ve tırnağınız varsa başınızı kaşıyınız.

Bizim için, “….aşağısı Kasımpaşa!..”

***

ANLIYOR MUSUNUZ?

Onbinlerce öğretmen görev bekliyor mu?

Bekliyor…

Üniversite mezunları dahil, yüzbinlerce işsiz genç iş bekliyor mu?

Bekliyor…

Doğu Anadolu’da… Güneydoğu Anadolu’da… Doğu Karadeniz’de… İç Anadolu’da ve hatta Konya’da…

Yurdumuzun dört bir yerinde…

Onbinlerce öğretmen açığı var mı, yok mu?

Var…

Buraya kadar normal mi?

Hayır, normal değil…

Onbinlerce öğretmen diplomalarıyla görev bekliyor, “Öğretmen açığını bizlerle kapatın” diyor.

Bir öğretmen adayı intihara teşebbüs ederken, “Artık gururuma dokunuyor, anamdan babamdan harçlık almaya yüzüm tutmuyor” diye haykırıyor.

Daha nice niceleri böyle sürünüyor.

Sürünüyor da sesini duyuramıyor!

Bardağın sözde dolu tarafına bakalım:

Meclis Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı Lütfü Elvan, kamu kurumlarına 100 binin üzerinde personel alınacağını duyuruyor. Elvan, önceki yıllarda kamuya sadece emekli olanların yüzde 10’u düzeyinde personel alındığını hatırlatarak, “Şu anda emekli olan veya kurumundan ayrılan personel sayısının yüzde 50’si kadar dışarıdan atama yapılabiliyor. 2012 yılında 100 binin üzerinde atama yapılacağını söyleyebiliriz” diye gözümüzün içine baka baka konuşuyor.

“Keşke” diyoruz ama bunca yıldır olmuyor.

Oluyordur da demek ki bu gençler uyuyor!

Demek ki, “Dayısız” bu işler yürümüyor…

Ünlü düşünürlerden Van Dyke şöyle demiş:

“Bir şeye ait her şeyi öğrenin; her şeye dair bir şeyler bilin.” Eğitim düzeyi İlköğretim 4.5’uncu sınıf olan bir toplumdan ne beklersiniz?

Olumsuz gelişmelere yeterli tepki gösterilmiyor.

Vuruldu muydu, ağızlardan ekmekler alınıyor.

Ancak iş “bilmeye” geldi mi, burunlardan kıl aldırılmıyor, herkes her şeyi biliyor!

Onbinlerce öğretmen adayı umutsuz.

Onbinlerce öğretmen adayı aç.

“Milli Eğitim” denen bir bakanlık var.

Sormak gerekmez mi, bu bakanlık ne iş yapar!

İnsanın yazdıkça yazası geliyor yazdıkça içi kararıyor.

Sözlerimiz Fahri Bulut’un şu özet şiiriyle bitiyor:

KURTULUŞ savaşını milli birlik kazandı,
“Milli birlik” diyenler, hain diye suçlandı,
Milli duygularımız, tamamen işgal oldu,
Ne bir milli siyaset, ne bir Milli Savunma,
Ne de Milli Eğitim kaldı mı ülkemizde?

ATATÜRK “ulus devlet” koymuştu adımızı,
O yıllarda bilmezdik, içteki yadımızı,
Acemi siyasetçiler, kaçırdı tadımızı,
Ne bir milli siyaset, ne bir Milli Savunma,
Ne de Milli Eğitim kaldı mı ülkemizde?

BİN dokuz yüz kırklarla başladı kör siyaset,
ABD ortaklığı, başlattı bir ihanet,
Ayrıştırdılar bizi, dediler ki, “Sen Türk-Kürt”
Ne bir milli siyaset, ne bir Milli Savunma,
Ne de Milli Eğitim kaldı mı ülkemizde?

> Yeni Meram >Yazarlar > “Öğretmenim, canım benim!”
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.