YAZARLAR

BOŞ inançlar, cılız akıllıların dinleridir.”

***

GÖZLERİM AÇIK GİDER…

Bu aynı konuyu dördüncü işleyişim.

Fakat müftümüz Şükrü beyden ses-seda yok.

Aşağıdaki metni müezzinlerine okutmalıdır.

Ses cihazını sonuna kadar açıp, avazı çıktığı kadar bağırmak ezan okumak ya da güzel ezan okumak değildir.

Örnek olarak Mısırlı Abdussamed’in okuduğu ezanlar kendilerine dinletilmelidir. Ki, dinlediğimiz zaman duygulanalım, tüylerimiz diken diken olsun. Ezan ezandır, Allah günah yazmasın ama gerçek olan şudur:

Okunan ezanlardan benim gibi yakınanlar var.

Çünkü, çoğunluğu kulakları tırmalıyorlar!

Ezan’da, “Ellahühekber” yok.

Eşhedü enne ilehe” yok.

Hayyalel selaaa” yok.

Hayyalel felaaa” yok.

Essalatü hayrun minen neüüün” yok.

Le ilehe” yok.

Diyanet İşleri Başkanlığı’na göre şöyle:

4 kez: Allahu Ekber

2 kez: Eşhedü en la ilahe illallah

2 kez: Eşhedü enne Muhammeden Resulullah

2 kez: Hayya ales-salah

2 kez: Hayya alel-felah

2 kez: Es-salatu Hayrun Mine’n Nevm

2 kez: Allahu Ekber

1 kez: La ilahe illallah

Bu kısım sadece Sabah namazı için okunur.

Bir namaz için daha vakti gelmeden ezan okumak İslam fıkhına göre caizdir.

İslam dininde genel kabule göre ezan okurken kıbleye yönelmek gerekir. Müezzin, Hayya ales-salah” derken sağ tarafa, hayya alel-felah” derken sol tarafa döner. Hoparlörler hariç ezanda ‘sesin yükselmesine yardımcı olsun’ diye iki parmağın uçları ile iki kulak tıkanır. Her cümle arasında bir bekleme yapılır. İkinci cümlelerde ses biraz daha yükseltilir. Buna teressül, irtisal denilir.

Araplardan farklı olarak Türk’lerde ezan her vakit farklı bir makamda okunur. Buna göre;

Sabah Ezanı: Saba, Dilkeşhaveran makamında,

Öğle Ezanı: Rast, Hicaz makamında,

İkindi Ezanı: Hicaz makamında,

Akşam Ezanı: Segah makamında,

Yatsı Ezanı: Uşşak makamında okunur.

Sabah namazından önce verilen salâ da Dilkeşhaveran makamından söylenir.

Sayın müftüm; eğer ezanın “ezan” gibi okunduğunu duymadan ölürsem bilin ki, gözlerim açık gider.

***

KOŞANER …

Genelkurmay eski Başkanı Işık Koşaner demişti:

Emir komutayı sağlayamıyoruz.”

İşte size çok açık bir örneği:

Uludere ve Beytüşşebap’taki Komando Tugayları Bolu’dan, Şırnak İl Jandarma Alayı Trabzon ve Balıkesir’den emir alıyor.

Şırnak’ta beklenen emir önce Balıkesir’e, sonra Diyarbakır’a bildiriliyor.

Cevapta da aynı yol izleniyor.

Emrin uygulanması için en az yarım saat gerekiyor. Bu da teröristin işine yarıyor ve yarım saatte her şey olup bitiyor!

Emri beklemeden hareket eden komutanlar hakkında ise soruşturma açılıyor.

En son olarak, teröristlerin peşine düşen bir Binbaşıya, uzaklardaki Korgeneralin emrini beklemediği için soruşturma açılıyor.

Soruyoruz, Koşaner haklı mı değil mi?

Şimdilerde bu yolu izleme işi sona erdi mi?

Tabii ki, bizim bilmemiz mümkün değil.

Ancak bugüne kadar çektiklerimiz neden?

*

ALLAH cumamızı mübarek etsin. Amin.

> Yeni Meram >Yazarlar > “Cuma”lık (Sayın müftüme arz)
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.