YAZARLAR

***

-YARINDAN sonra bir yıl daha sona eriyor. Aşağıdaki sözler de “hayat” üzerine:

“YAŞLILAR her şeye inanırlar; orta yaşlılar her şeyden kuşkulanırlar; gençler her şeyi bilirler.”

“İYİ yaşamak değil, yaşamayı iyi bitirmek. İşte gerçek mutluluk budur.”

“YAŞLANMADAN akıllanmayı isterdim.”

“GENÇLİK çabuk geçer derler, maalesef ihtiyarlık da öyle!”

“GELECEĞİN en iyi peygamberi geçmiştir. O da Muhammed’dir.”

“DUYDUM; unuttum, gördüm; hatırladım, yaptım; öğrendim.”

“BİLEN, ama bildiğini bilmeyen uyuyor demektir; uyandırın onu / Bilmeyen ve bilmediğini bilmeyen eğitilebilir; eğitin onu / Bilmeyen ama bildiğini zanneden aptalın tekidir; uzak durun ondan / Bilen ve bildiğini bilen peygamberdir; izleyin onu.”

“BU dünyada ya örs olacaksın, ya çekiç.”

***

BİZ MÜLAYİMLER İÇİN “PTT”

Kulağınızda hangi sesin bekleyişi, gözlerinizde hangi anın özlemi, yüreğinizde hangi sevginin hasreti varsa hepsine kavuşmanız dileğiyle sağlıklı ve başarı neşe dolu, gönlünüzce geçireceğiniz bir 2012 diliyorum.

Barış diliyorum. Savaşların, acıların ve felaketlerin, geçip giden koca bir yıl gibi geride kalmasını diliyorum.

Evet… Kimilerine göre “Yılbaşı Eğlenceleri toplumsal bir isyandır.”

Kimilerine göre “Yeni bir yıldır, kutlanır.”

Konya’da da, büyük kentlerde de eğlence mekanlarından ağa-babalar tarafından 10-15 gün hatta bir ay öncesinden rezarvasyon yaptırılır.

Sofrada yılbaşıların değişmezi Hindi de vardır.

Kafalarında kukuletalar, ellerinde öttürdükleri balonlar, konfetiler, müzik eşliğinde vur patlasın çal oynasınlar…

Sahillerde 00.00’da denize girenler de vardır.

Oysa yeni bir yıl daha devrilmiştir, bir yıl daha yaşlanmışlardır. Ancak kimsenin umurunda değildir.

Televizyonlarda ise amansız bir yarış izlenir.

Şarkılar… Türküler… Dansözler… Skeçler…

“Vatandaş Mülayimler” ise “PTT” derler. Önlerinde fıstık, leblebi ve patlatılmış mısır yerler. KDV’si, kabak çekirdeği ile özellikle Konya’mızda günaşık da çitlerler.

Önlerinde çayları, ellerinde piyango bileti, saat 24’ü umutla beklerler.

Kim bilir, belki de bir-iki duble ya da ufak bir rakıyla demlenirler!. Böylece 31 Aralık ile 01 Ocak arası 00.00’da yeni bir yıla girerler.

Onlar da yeni yıla girmiş, bir yıl yaşlanmışlardır.

Kimileri derin düşüncelere dalacaktır.

Kimileri geçen yılın muhasebesini yapacaktır.

Kimileri beklentilerini hesap edecektir.

Oysa, Aralık’ın son gününü Ocak’ın ilk gününden ayıran şey, bir tek rakamdır.

2011 yerine 2012 olacak, 1’le 2 değişecektir.

Yani, sadece takvim böyle gerektirir.

Yani, hayatımız değişmemektedir.

Eski ile yeni yıl arasındaki fark sanıldığı gibi keskin değildir. Konya’da, Türkiye’de ve dünyada 2011’deki olaylar henüz sonuçlanmadan yeni yıla sarkmaktadır. Bu, geçmiş yılın yeni yıla armağanıdır!

Gelenekselleşmiştir; çöpe atılmış yılda yaşanan ilginçlikler fotoğraflarla, rakamlarla anlatılır.

Yılın olayı, yılın adamı, yılın kadını, yılın işadamı, yılın öğretmeni, yılın takımı, yılın futbolcusu, yılın sporcusu, yılın Başbakanı seçilir.

2011’in felaketleri ve iyilikleri tekrar hatırlanır.

Unutulmayanlar görüntüler tarihe kaydedilir.

Yılbaşı sadece yılın başıdır, ötesi yalandır.

Bütün bunlardan sonra Hazreti Mevlana’mızın şu dizeleriyle yazımızı noktalayalım:

“O şimdi bir ad, bir soyadı,
Parantez içinde doğum-ölüm yılları…
Bizim için kötü de iyi de söyleseler memnunuz.
‘Sizin sonunuz yok’ diyorlar bize,
Biz sonsuz olmaktan memnunuz.”

> Yeni Meram >Yazarlar > “Cuma”lık-Değişen, tek bir rakam!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.