YAZARLAR

“DOĞA, Allah’ın yazdığı bir kitaptır.”

* * *

BUGÜN Cuma, Başbakan Erdoğan geliyor.

Yorum üç kelimelik tek cümleyle:

CUMA… “Başbakan bu işi iyi biliyor.”

Ve “hayırlara vesile olsun” mübarek “üç aylar” bugün başlıyor.

Her neyse… Hoş gelirler safalar getirirler.

* * *

BAKANLIĞI’NIN İŞGÜZARLIĞI…

—————————————–

GÖRDÜĞÜNÜZ yer Çayeli’ndeki Senoz Vadisi…

Devlet burada bir firma aracılığıyla kısa adı HES olan “Hidroelektrik Santrali” kurmak istiyor. İstiyor ama Şenoz Derneği Rize İdare Mahkemesi’ne başvuruyor, “Yürütmeyi Durdurma” kararı çıkıyor. Firma itiraz ediyor, devlet “devam” diyor. “Devam” deyince ikinci kez mahkemeye başvuruluyor, yine “Yürütmeyi Durdurma” kararı alınıyor. Olmadı, santralin yapımına devlet izniyle yeniden başlanıyor.

Bir daha mahkeme ve aynı karar.

Mahkeme 5 yılda 10 kez tekrarlanıyor.

Allah aşkına fotoğrafa bakar mısınız?

Güzelim Vadi ne halden ne hale gelmiş?

Konya’mızın deyimiyle “kelleşmiş”

Ne diyebilirsiniz… Yazık günah değil mi?

Demek ki, Bakanlığın izinleri buna değermiş!

* * *

DİNİ, İBRETLİK HİKAYELER…

Enes bin Malik anlatıyor:

“Gözleri görmeyen yaşlı bir hanımın, Saib adında bir genç oğlu vardı. Daha hayatının baharında olan bu delikanlı Medine vebasına yakalanmıştı. Uzun zaman hasta yattı.

Bir gün delikanlının ziyaretine gittik. Fakat maalesef biz orada iken ruhunu teslim etti. Gözlerini kapadık ve üzerine elbisesini örttük.

İçimizden biri annesine, “onun için Allah’a dua et” dedi. Annesi, “ama o öldü” dedi. Biz, “olsun, sen yine de dua et” dedik. Bunun üzerine kadın çocuğun ayakucuna oturdu, ayaklarını tuttu ve “Allah’ım! İsteyerek sana iman ettim. Senden korktuğum için putları bıraktım. Sırf senin için hicret ettim. Allah’ım! Puta tapanları bana güldürme, gücümün yetmeyeceği bu yükü bana yükleme” diye dua etti.
Allah’a yemin ederim ki, kadın sözünü bitirir bitirmez çocuk ayaklarını kımıldatmaya başladı. Sonra da yüzünden örtüyü attı. Resulallah ve annesi ölünceye kadar yaşadı.”

* * *

GÜNE HUZURLA BAŞLAMAK İÇİN…

Biriniz uyuyunca ensesine şeytan üç düğüm atar. Her düğümü atarken, düğüm yerine eliyle vurarak, “üzerine uzun bir gece olsun” dileğinde bulunur.

Adam uyanır ve Allah’ı zikrederse bir düğüm çözülür, abdest alacak olursa bir düğüm daha çözülür, namaz kılarsa bütün düğümler çözülür ve böylece canlı ve hoş bir halet-i ruhiye ile sabaha erer. Aksi halde habis ruhlu ve uyuşuk bir halde sabaha erer.

* * *

ALLAH’IN EVİ CAMİ DEĞİL….

Osmanlı sultanlarından Yıldırım Beyazıd, imparatorluğun merkezi Bursa’da bir cami yaptırmıştır.

Beyazıd, caminin inşaatı bittikten sonra zamanın büyüklerinden Emir Sultan Hazretleri’ni de yanına alarak camiyi gezdi ve Emir Hazretleri’ne sordu: “Nasıl, cami güzel olmuş mu?” .. Bazı rivayetlere göre içki içen Yıldırım’a Emir Sultan, “sultanım, cami çok güzel olmuş. Lakin bir eksiği var; o da, bir köşesine meyhane yaptırmayı unutmuşsunuz” dedi.

Yıldırım Beyazıd bu sözlere sinirlenmişti. Hiddetle, “ne demek! Hiç Allah’ın evinde meyhane olur mu?” dedi.

Emir Sultan Hazretleri, “Allah’ın asıl evi kalbidir. Sen kendi yaptığın bir yapıya içkiyi koymak istemiyorsun da nasıl Allah’ın yapısı olan kalbe haram şeyi koyabiliyorsun?” deyince Yıldırımhan hatasını anladı, bir daha içki içmedi.

Cami, Bursa’daki bugünkü Ulu Cami’dir.

> Yeni Meram >Yazarlar > “Cuma”lık
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.