YAZARLAR

“KENDİ kendini yenmek zaferlerin en büyüğüdür.”

***

OLACAĞI BUYDU…

Geldi, geçti ama hala konuşuluyor.

Şu bedelli askerlik konusu…

Sonuçta “Dağ fare doğurdu!”

“Alavere-dalavere garip Mehmedim askere” oldu.

Hani söz verilmişti, referandum yapılacaktı?

Hayııır, burası Türkiye…

Mecliste kim çoğunluktaysa onun borusu öter.

Bedel, 30 bin liraymış.

Kışlaya da uğramayacaklarmış.

Pekii, bizim “Vatandaş Mülayim Efendilerimiz” nereden bulacaklar 30 bini?

Faizle bankadan mı alacaklar?

Alırlarsa, keriz gibi kesilecekler!

Stratejist biri ekrana çıkmış kasılıyor.

Ve dalga geçer gibi konuşuyor:

“Bankalar hayır kurumu değildir!”

İşin doğrusu, doğru da söylüyor.

Geçenlerde adı D ile başlayan bir bankaya gittim, AIPS kartı yenilenmesi için İstanbul’daki genel merkezimize 45 dolar gönderecektim.

Çok değil kısa süre önce 45 dolar 82.5 liraydı.

Havale için “reklamsever” banka kaç para aldı?

Sıkı durun söylüyorum, tam 26 lira!..

45 dolar ya da 82 liraya 26 lira havale bedeli…

“Peki ben vazgeçtim, bankamatikten gönderirim” dedim, “Bankamatikten dolar gönderemezsiniz” dediler ve beni lüplediler!

Tabii ki, bankalar hayır kurumu değiller.

Neden?. Adamı işte böyle “kaz gibi” yolarlar.

Her neyse… Asıl konumuza dönelim.

“Milli Piyango” kimlere vurdu!

Parası çok olanlara… Topçulara, popçulara…

Sınır boylarında, kavurucu sıcak ve keskin soğuklarda nöbet tutacak yine gariban Mehmetlerimiz… Göğsünü mermilere siper edecek yine gariban Mehmetlerimiz… Şehit olup Ay-Yıldızlı bayrağa sarılı tabutla gelecek olan yine gariban Mehmetlerimiz…

Ateşler yine düştüğü yeri yakacaklar.

Bizim beyzadelerin oğulları ise bir elleri balda, bir elleri yağda fındık kıracaklar , müzik eşliğinde zıplayıp oynayacaklar, ziftlenecekler , günlerini gün edecekler, “Vatan savunması” yapacak olan yine gariban Mehmetçikler.

Merak etmez misiniz?

Yasayı çıkaranların oğullarından kaç şehit var?

Yoksa çürük mü çıkmışlar!

Ya da 21 gün mü askerlik yapmışlar?

Veya en azından kısa dönem…

“Suça girebilir” diye yazamıyorum.

Merak edenler elbette öğrenebilirler.

Dikkat etsinler, küçük dillerini yutabilirler!

Bu “Bedelli”nin adalet neresinde?

Geçenlerde “Adalet”ten bahsetmiştik, bugünkü yazımızda da adaletle ilgili sözler sunalım:

“Adalet mülkün temelidir.”
“Adaletin gecikmesi adaletsizliktir.”
“Adaletin kuvvetli, kuvvetlilerin de adaletli olmaları gerekir.”
“Adaletin olmadığı yerde ahlak da yoktur.”
“Adaletsiz rejimi, adaletle yıkınız.”
“Devletin hazinesi adalettir.”
“İnsancıl olmadıkça adil olamazsın.”

“Bir saat adaletle hükmetmek, bir sene ibadet etmekten daha hayırlıdır.”

*

VE Selda Bağcan’dan özetle dinleyelim:

“Güvenemem servetime malıma,

Ümidim yok bugün ile yarına,

Toprak beni de basacak bağrına,

Adaletin bu mu dünya?

Ne insanlar gelip geçti kapından,

Memnun gelip giden var mı yolundan?

Kimi fakir kimi ayrılmış yarinden,

Adaletin bu mu dünya?

Kötülerinsin sen dünya,

İyileri öldüren dünya,

Adaletin bu mu dünya?..

> Yeni Meram >Yazarlar > “Adaletin bu mu dünya?”
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.