YAZARLAR

■ Adalet mülkün temelidir.

***

Son dönemde, “adalet” kavramı ve “yargı bağımsızlığı” sıkça gündeme gelmekte ve birincil tartışma konusunu oluşturmaktadır.

İki konunun da tartışılmadığı gün neredeyse

yok gibidir. Hep söylenir, “Adalet herkes için gereklidir, bugün “bana”, yarın “sana”, bir başka gün de “ona.”

■ Adaletin hedef ve gayesi eşitliği sağlamaktır.
Gerçekte de, ileri demokrasiler hukukun üstünlüğü temeline oturtulduğu takdirde, filiz verir güçlenir. Adalet kavramı, tüm demokratik ülkeler için evrensel bir değer ifade etmektedir. Adalet olmadan ne hukuk devletinden ne de ileri demokrasiden söz edilebilir;

■ Adalet nedir? Ağaçları sulamak. Zulüm nedir? Dikene su vermek.

Yargıçlara, yargılamalara güven duymak zorundayız. Adalet toplumların temel direğidir. Kuşkusuz adaletin dayanaklarından adil yargılama ve yargılanmadır;

Yargılamadan önce, anlamaya çalışın.

Ne zaman “adalet” kavramı gündeme gelse tartışma konusu oluştursa, dillendirilir;

Hazreti Ömer Adaleti!

Adalet kavramı Hz. Ömer’le özdeştir.

Hz. Ömer, cennetle müjdelenen on kişiden biridir. Babası Hâttâb Kureyş kabilesinin ileri gelenlerinden, annesi Hanteme bint-i Hişam, Resulullahın en büyük düşmanı Ebû Cehil’in kız kardeşi idi. İslâm’dan önceki Mekke’de doğup büyüyen Hazreti Ömer soy kütüğü bilimini iyi bilirdi. Hitabet üstünlüğü ve ata binmekteki mahareti ile ünlenmişti.
Hz. Muhammed bir gün Ebû Cehil, yeğeni Ömer bir yere oturmuş konuşuyorlardı. Bu manzara karşısında dua etme gereği duydu;

■Yâ Rabbî bu İslâm Dinini Ömer ile yahut Ebû Cehil ile kuvvetlendir!

Dua üzerine Ömer imanla onurlandırıldı;

Allahü Teâlâ, hakkı Ömer’in diline ve kalbine yerleştirmiştir.
Hz Ebu Bekir’den sonra halîfe seçilen Hz. Ömer, kimi fetihler gerçekleştirdi, İslâm’ın adaletini bütün dünyaya tanıttı; 16 yıl tam anlamıyla adil bir yönetim anlayışı sergiledi.

Hz. Ömer, bilime ve eğitime önem verir tefsîr yeteneği üstündü. Hicretin 23. yılında Ebû Lü’lü Firuz adında Yahudi bir köle tarafından namaz kılarken şehit edildi.

Hz. Ömer’in döneminde kurt koyuna zarar vermeye cesaret edemezdi; Ömer’in Şehit düştüğü gün bir kurt çobanının yanında koyuna saldırdı. Çoban, hemen feryat etti;

“Vah Ömer vah!”

Sonra ağlayınca diğer Çobanlar sordular;

“Hz. Ömer’in vefatını nereden bildin?”

Yanıt verdi;

“Şu ana kadar kurt koyuna değil saldırmak, yan bakmaya bile cesaret edemezdi. Kurdun koyuna saldırdığını gördüm ve onun vefat ettiğini anladım.”

Hz. Ömer, gece Medine-i Münevvere’de gezerken bir kadının, kızına dediğini duydu:
-Kızım, süte biraz su kat!

Kızı itiraz etti;
-Anneciğim, Emirül-mü’minin “Süt satanlar, hile yapıp, içine su katarak çoğaltmasın” buyurmamış mıydı?

-Emir burada yok!
-Hz. Ömer yok ise, Rabbi bizi görüyor!
Hz. Ömer, bu sözlerden çok duygulandı. Eve gelir gelmez oğluna dedi ki:
-Oğlum, senin için bir kız buldum, onu sana alayım mı?
Oğlunun “peki” demesi üzerine, ertesi günü kadının evine gitti. O kızı oğlu Asım’a istedi. Evlendirdi ve Asım’ın kızından Abdülaziz dünyaya geldi. Abdülaziz’in oğlu Abdülaziz halife oldu. Çok adildi, onun zamanında da kurtlar koyunlara saldırmazdı. Bu nedenle de “İkinci Ömer” diye anıldı…

BİR DAMLA:

Hesaba çekilmeden önce kendinizi hesaba çekin. Amelleriniz tartılmadan önce
önce siz tartınız!

> Yeni Meram >Yazarlar > “ADALET, MÜLKÜN TEMELİDİR!”
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.